• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905334645270
Okuyalım, Okutalım
Takvim
Site Haritası
Nurittin Günay
nrttngny@gmail.com
Çaresizliğin Gözyaşları
02/10/2020
Bir akşam üstü, hafif esinti de varken dolaşalım serinlikte diye sahile indik misafirlerle birlikte. İlk gelişleri buralara. Hem gezsinler, görsünler hem de serinlesinler istedik. Belki bir çay içeriz denize nazır, unuturuz dertleri, kederleri hem de atarız üzerimizdeki uyuşukluğu diye düşünerek kafelerin olduğu bölüme doğru ilerlemeye başladık. Ne olduysa o anda oldu. Duyduğumuz ses üzerine sesin geldiği yöne baktığımızda yerde perişan bir halde dizlerinin bağı çözülmüş fevkalade güzel bir kız avazı çıktığınca bağırmakta idi.
 
Heeey diyordu kız
Sana diyorum Allah’ın cezası
Öyle dönüp arkanı
Gidemezsin umarsızca
 
Adam üç beş metre kadar ileride kızın yüzüne bile bakmadan sanki o değilmiş gibi durması istenen gayet sakin, lakayt bir eda ile devam etmekteydi yoluna.
 
Kendinden bir adım önde giden göbeğini tutarak
Kızın dediklerini duymadan
Bir daha dönmemek üzere
Ardına bile bakmadan ağır adımlarla
Gidiyordu adam
 
Gidiyordu ama sanki keyif alıyordu bu durumdan, kızın ağlayıp yalvarmasından, kendi yaşına başına bakmadan.
 
Adam ellili
Kız yirmi beşli yaşlarda
Baba kız olacak çağlarda
 
İşte bu kadar bariz bir yaş farkı vardı adamla kız arasında. Kim bilir kızın bu duruma katlanacağı nasıl bir sebep vardı ortada. Acaba çok mu zengindi bu orantısız göbekli adam yoksa mecbur mu bırakılmıştı kız adama katlanmaya. Hafif bir esinti olmasına rağmen daha büyüktü dalgalar, her seferinde ayrı bir öfke vardı sanki köpüklü sularını bırakırken kayalara.
 
Kabaran dalgalar bile anlamıştı terk edildiğini kızın
O yüzden her seferinde daha şiddetli
Adamın yüzüne tokat atar gibi çarpmaktaydı kayalara
 
Hepimiz şaşırmış bir halde gözümüzün önünde cereyan eden olayı izliyor, olanı biteni anlamaya çalışıyorduk. Etrafa bakındım, gözlerimle taradım dört bir yanı. Kamera neredeydi, hangi film çekiliyordu, kimler oynuyordu başrollerde. Esas oğlan ile esas kız kimdi ya da bütün bu olanlar bir kamera şakası mıydı? Ama yoktu. Bizlerin, bu ayrılığa, bu drama şahit olanların kameraları açıktı sadece. Etrafta toplanan, meraklı gözlerle ne olup bittiğini anlamaya çalışan bir güruh vardı.
 
İki gözü iki çeşmeydi kızın
Yüzüme bak kahrolası
Gözümden dökülen yaşların
Değmezsin bir damlasına diyordu
Ardına bile bakmadan giden adamın ardından
Ne kadar zavallıydı kız
 
Acıdım kıza. Empati kurmaya çalıştım. Kâh kız oldum, ağlamak yerine bay bay dedim. Kâh adam oldum, kızın haline acıdım, gidemedim.
 
Misafir olan arkadaşım birkaç ay önce eşi tarafından terk edilmiş, biri üç diğeri beş yaşında iki çocukla bir başına kalmış, bir nebze olanları unutmak, kafasını toplamak için gelmişti Mersin’e. Bundan sonrası arkadaşımın hislerinin tezahürü olan olaylardır.
 
Arkadaşım bu olaydan çok etkilenmiş kendi kendine söylenmekte idi.
 
Allah’ım nereden geldim buraya
Neden şahit oldum bu ayrılığa
Ben daha kendime gelemeden
Terk edilmişliği hazmedemeden
 
O kendi düşünceleri ile şahit olduğu olayları karşılaştırıp, kendi iç dünyasında kendi yaşadıkları ile hesaplaşırken kız aldı yeniden sözü. Konuşmuyor adeta haykırıyor ama aslında yalvaran bir edayla söylüyordu tüm sözlerini.
 
Bitti… bitti öyle mi
Bu kadar kolay mı bitirmek
Bitti deyince bitivermek 
Hani, hani ne oldu hayallerimize dedi kız
 
Kız çok mu dokunaklı söylemişti bunları yoksa adam ayrılığın, terk etmenin zevkine mi varıyordu? Yoksa bu işte sadistçe duygular mı besliyordu bilemiyorum ama;
 
Durdu birden giden adam
Döndü arkasına acı acı gülerek
Alaycı küçümseyen bir bakış
İşledi kızın yüreğine nakış nakış
 
Arkadaşım söylenmeye belki de sesli düşünmeye başladı yine. Derin bir pişmanlık vardı sözlerinde.
 
Allah’ım ne olurdu gelmeseydim
Gelip de bu anları görmeseydim
 
O ara kız yine başladı konuşmaya. Kurduğu hayalleri koz olarak kullanmak, biraz daha süre kazanmak mı, yoksa adamın onu gerçekten sevdiğine inanmak mı istiyordu? Yoksa, sonuç ne olursa olsun bu ayrılığa engel olmak mıydı niyeti kendisi de bilmiyordu.
 
Haykırdı kız salya sümük
Hani dedi ne oldu hayallerimize
Mavi boyalı pembe panjurlu evimize
Bahçesinde rengarenk çiçekler açacaktı
Tahta çitler yapacaktık etrafına
Küçücük bir masamız olacaktı
Tahta sandalyelerimiz
Seninki mavi benimki pembe
Sabah kahvaltımızı yapacak
İkindi çayımızı içecektik üzerinde
Çocuklarımız oynayacaktı bahçesinde
Belki mahallenin futbol takımı değil ama
Boy boy çocuklarımız olacaktı hani
 
Arkadaşım, bu sözleri duyunca şirazesi kaydı. Afalladı, hafifçe bir sallandı olduğu yerde.
 
Allah’ım ne güzel hayallerdi bunlar
Tıpkı bizimkiler gibi
 
Diye sesli düşünüyor gibiydi sanki. Sanırım bu yaşananlar sadece adam ve kız arasında yaşanmıyor, etrafta olaya şahit olan insanlar, özellikle kızın yaşadığı trajediyi yaşamış olan arkadaşım da aynı yaşanmışlıklara ortak olmaktaydı.
 
Konuşmuyordu adam
Tek kelime çıkmadı ağzından
Yürüdü yeniden ama ağırdan
 
Artık son cephanesini kullanıyor, son ana kadar direnmeye, giden adamı, sevdiğini durdurmaya çabalıyordu kız. Yalvarırcasına seslendi kız, boncuk boncuk yaşlar dökülürken gözünden.
 
Dur dur gitme ne olur
Bir şans daha yok mu bize
Her şeyi bırakıp gittiğine göre
Sildiğine göre bütün yaşanmışlıkları
Bari bir sebep söyle
Söyle çatlatma ne olur
 
Bir sebep yoktu demek. Ne bir bıkkınlık, ne bir doygunluk, ne bir yanlış hareket yok muydu acaba? Sebepsizce de gidilmez ki. Kız bilmeden bir hata mı yapmıştı yoksa adam çapkınlığın son deminde miydi?
 
Hani dilsiz olsa dillenirdi
Adam direndi tek kelime etmedi
Artık sona geldik galiba
İçten içe acımaya başladım kıza
 
Ne bir sebep söyledi, ne de dönüp bakmadı kıza. Sanki gitmek istemiyormuş gibi, bir darbe daha vurmak istermiş gibi, daha da yalvartmak istermiş gibi ağır adımlarla gitmekteydi adam. Artık ağlama ile karışık, bitkin, yenilgiyi kabul etmiş ama tehditkâr bir ses tonuyla seslendi kız giden adamın ardından.
 
Anladım diyordu kız dönmeyeceksin
Bana bir sebep söylemeyeceksin
O zaman bilesin ki
Sen, sen bu sevdanın katilisin
Sakın, sakın ha pişman olup ta dönme
Dönüp te arama
Artık anladım
Bir hevesmiş senin için duygular
Bundan sonra ederin ancak bir Fatiha kadar
 
Başka söz çıkmadı hıçkırarak ağlayan kızın ağzından. Yenilmişti. Ne söyleyebilirdi ki artık. Söylese de boştu zaten.
 
Artık bitmişti sevdaları
Yığılıp kaldı kız olduğu yere
Yenilmişti bir kere
 
Adam mı? Merak edilecek biri değil ama söyleyelim.
 
Hiç konuşmadan
Ardına bile bakmadan
Bitirip sevdayı
Gitti adam


181 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çocukluğumun Oyunları - 24/10/2020
Çocukluğum Mersin Antalya yolu üzerinde şirin bir kasaba olan Limonlu’da geçti. Evimiz yoldan dağlık kesime doğru eskiköy denilen yerdeydi.
Kaderim - 03/10/2020
Bilmiyorum kaç çift vardır, yolları bizim gibi kesişen, hikâyeleri bizimkine benzeyen?
Dil - 15/09/2020
İşte dilin gücü, zaferi.