• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905334645270
Okuyalım, Okutalım
Takvim
Site Haritası
Nurittin Günay
nrttngny@gmail.com
Çocukluğumun Oyunları
24/10/2020

Çocukluğum Mersin Antalya yolu üzerinde şirin bir kasaba olan Limonlu’da geçti. Evimiz yoldan dağlık kesime doğru eskiköy denilen yerdeydi. Limonlu bir kasaba olmasına rağmen alışkanlıktan olsa gerek soranlara burası için hep köy derdik. Köyde babamın evinin damına çıkınca o enfes manzarasıyla Akdeniz Mersin Antalya karayoluna canlı bir dekor gibi görünürdü. Belki sesleri duyulmaz ama kıyıya vuran dalgaların beyaz köpükleri ve denizin üzerinde uçuşan balıkçıl kuşları görebilir. Bazen yol çok kalabalıktır. İki yönlü akar trafik, tıpkı sürekli hareket eden karıncalar gibi.

Evin içinde telefon sinyalleri zayıf olduğundan çoğunlukla rahat konuşabilmek için dama çıkarım. Yine öyle bir zamanda dama çıktığımda çocukluğum geldi aklıma yola doğru bakınca. Şimdiki teknolojiden yoksun, kendi oyuncaklarımızı kendimiz yaptığımız, kendi kendimize oyunlar kurgulayıp oynadığımız, sıkıldığımızda yeni arayışlara girdiğimiz çocukluk yıllarım ve o yıllarda oynadığımız oyunlar geldi aklıma.

Gülümsedim kendi kendime. Ne kadar erken gelmişiz dünyaya; şimdiki çocuklar ne kadar şanslı diye hayıflandım. Ama biraz düşündükçe yokluğun bizi düşünmeye, eldeki imkanlarla mutlu olmaya, üretmeye yönelttiğini anlayınca hiç pişman olmadım. Bizler yokluk içinde büyüdük belki ama o yoklukta bile mutlu olmayı başarabildik. Çünkü üretiyorduk, yaparak, yaşayarak öğreniyorduk. Başardıkça da mutlu oluyorduk. Bu yüzden o oyuncaklar, oyunlar bizim için daha kıymetliydi. Bazen bir eski motosiklet, otomobil ya da kamyon lastiği peşinden koşar bazen bu araçların iç lastiklerini şişirip yüzerdik Akdeniz’in serin sularında. Bazen eskimiş bir tokyo terliği kesip tel arabamızın tekerleklerine takardık ses çıkartmasın diye. Topaçlar çevirir, çelik çomak oynardık, futbol oynayacak kadar kalabalık değilsek. Kış aylarında ocak başında dizilir, ayaklarımızı ocaktan tarafa uzatır önümüz ısınıp arkamız üşürken ayak saymaca oynar son kalana da sorardık “Kırk katır mı kırk satır mı? Diye. Buğday, mısır, nohut, çıtlık ve fıstık karışımı kavurgalar yapılır, hikayeler anlatılırdı uzun kış gecelerinde. Herkes pür dikkat dinler korksa bile kimse korktuğunu belli etmezdi. Yakan toplar, istoplar, üç kale, birdir bir, uzun eşek, kör ebe, saklambaç. Ne kadar çok oyun varmış. Çizgi oyunları, beş taş, köşe kapmaca ve daha aklıma gelmeyen ne kadar çok oyun.

İşte ben bu gün çıkınca yine babamın evinin damına tıpkı çocukluğumda kuzenimle damdan ayaklarımızı sarkıtıp arabaları saydığımız gibi Akdeniz’e paralel giden Mersin Antalya yolunda her iki yöne giden arabaları saydım on dakika boyunca.

Kim mi kazandı?

Tabii ki çocukluğum.



174 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İyi Saatte Olsunlar - 20/11/2020
İyi saatte olsunlar geliyor bazen bana. Epey de kalabalık geliyorlar. Genellikle çok uzun kalmıyorlar ama kaldıkları anı dolu dolu yaşıyoruz birlikte.
Yangın - 20/11/2020
Sadece ağaçlar mıydı, toprak hırsı ve rant uğruna cahilce, bilinçsizce çakılan çakmağın, atılan sigaranın, kırılmış camın çıkardığı, rüzgarla şiddetlenip harlanıp büyüyen; yeri çıplaklaştıran, göğü kirleten, ocakları söndüren, hayvanları öldüren....
Kaderim - 03/10/2020
Bilmiyorum kaç çift vardır, yolları bizim gibi kesişen, hikâyeleri bizimkine benzeyen?
Çaresizliğin Gözyaşları - 02/10/2020
Öykülü şiir
Dil - 15/09/2020
İşte dilin gücü, zaferi.
Fikir Konağı
Abdullah Küçük
Hem AYDIN Hem MÜNEVVER

Abdullatif Acar
Umut Adına Martı Olmak

Ali Haydar Koyun
“Talebiniz ilgili müdürlüğe iletilmiştir.”

Aslı Ersoy
Zıtlıkların Öğretisi*

Aynur Hazar
Nice Ömürler Eskir Yaşamanın Teninde

Burak Kılıçaslan
Burak Kılıçaslan: Emin Demir ile "Ferman" Üzerine Bir Söyleşi

Gülhan Teke Genç
Beyin Denen Gizem

Hanife Mert
Eylül ve Hüzün

Murat Şaşzade
Küçük Tuhaflıklar

Necdet Bayraktaroğlu
Büyük Türk Devlet Adamı Timurhan'ın Hayatı, Vasiyeti ve Yasası olan Tüzükat-ı Timur

Nermin Güday Kaçar
Asker Yolu Beklerim

Nurcan Dağ
Yalancı Pollyanna Kitap İncelemesi

Nurittin Günay
İyi Saatte Olsunlar

Özlem Akşit
Selamlaşma Geleneğinin Toplum ve Gençliğimiz İçin Anlam ve Önemi

Pakize Şeyma Kandemir
Umut Adına Martı Olmak Kitabının Değerlendirilmesi

Şükran Pınarcan
Duran Çetin Cüneyt kitabı yorumu

Turan Yalçın
Külüstür

Afşin Selim
Kitapla Diriliş

Ahmet Aytaç
Yazmak kolaydır, Okutturmak büyük marifet ister...

Altun Özmeşe
Kalpteki Kor Parçası

Ayşen Kurban
Eksiğim

Çağrı Cebeci
Çağrı Cebeci: Yaşlılık

Dilruba Başak
Her Şey Sevince Güzel

Diyanet İşleri Başkanlığı
Öfkeye Hakim Olmak

Engin Dinç
Dil Belası

Ergül Yılmaz
Bir Demet Şiir

Gamze Karadağ
Kayahan Demir: Gaipten Sesler

Gamze Parlak
İnsanlık Nereye Gidiyor

Gözde Karadağ
Gözde Karadağ: Hakan Yusuf Yılmaz - Alpagut Budun 1 Beklenmedik Keşif

Havva Yaşar
Tefekkür Üzerine Hasbihal

Hayrettin Gönül
Zaferimiz Daha Bir Yaşında!

İbrahim Ethem Gören
Bir Burak bekleniyor!

İlhan Özgür
Türk Eri

Kaşif Meriçli
Kaşif Meriçli: Little Fugitive

Mahmut Ferhat Alptekin
Demokratik Sol

Mehmet Aydın
Ömer Faruk Kaya: Sus ve Bana Aşkı Anlat

Merve Güney
Güneşin Kızı Biterken

Meryem Seyda Parlak
Psikoloji’ye (Ruh Bilimine) Olan İhtiyaç

Muharrem Dere
Doğu, Batı. Dost, Düşman! Kime Göre?

Murat Ginlik
Kısacık ve Çok Uzun Bir Hikâye

Mustafa Gündoğdu
Ölüm Var...

Nazan Arısoy
Yağmur'un Aşka Teslim Oluşu

Necati Dilek
Uğruna Şiirler Yazılan Kadın

Nurhan Işkın
Dedemin Saati

Selahattin Doğan
İyilikde İnatlaşmak

Yasemin Ilgın
Yasemin Ilgın: Hayallerim

Zeynep Didem Gezgin
Merhamet