• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905334645270
Okuyalım, Okutalım
Takvim
Site Haritası
Gülhan Teke Genç
glhn_tk@hotmail.com
Beyin Denen Gizem
16/11/2020
Uykumdan sıçrayarak uyandım ve siyah giyimli birinin yatağımın ucuna oturmuş, elindeki sürahiden sarkan elime su döktüğünü fark ettim. Ne kadar uğraşırsam uğraşayım kıpırdayamıyor, bedenim buram buram ter dökerken üşüyen elimi içeriye çekemiyordum. O an tek yapabildiğim, aklıma gelen ilk duayı arka arkaya okumak oldu. Bana çok uzun gelse de sanırım birkaç dakika sonra siyah giyimli kişi kayboldu ve ben nihayet hareket edebildim. Bundan yirmi beş yıl önce hayal mi gerçek mi olduğunu hâlâ çözemediğim bu durumdan dolayı günlerce uykusuz kalmıştım. Ya yine o siyahlı varlık gelirse ya bu varlık doğa üstü bir varlıksa vs… 
 
Teknolojinin kaplumbağa hızıyla ilerlediği, cep telefonlarının henüz yeni yeni zenginler tarafından kullanıldığı, bilgiye hâlâ ulaşmanın kütüphane yoluyla olduğu dönemlerden bahsediyorum. Şimdiki gençliğe göre belki tüm bu teknoloji hep vardı gibi gelebilir. Ama internet bile 1989 yılında İsviçre Cern’de bir kampüste, tüm öğrencilerin ortak kullanabileceği bir bilgi alışveriş ağı kurmak istemesi ve de dünyadan başkalarının da bu ağa bağlanabildiğinin görülmesiyle icat edilmiş. Yani sabah kalkınca telefondaki arama motoruna yaşadığım bu olayı yazıp önümde sıralanan sonuçlara bakma imkânım henüz yoktu.
 
Bir süre sonra her şey normale döndü. Hatta geçen güne kadar böyle bir şey yaşadığımı bile unutmuştum. Yazarı Sam Kean olan ‘İnsan Beyninin Gizemi’ adlı kitabını okurken okuduğum bir paragraf beni o güne yeniden götürdü. 
 
“Sürüngen beynimizin derinliklerinde yer alan pons (köprü) beyin sapındaki iki buçuk santimetre uzunluğunda bir tümsektir. Pons, uyuduğumuzda memeli beyninden primat beynine sinyal göndererek rüya görmemizi tetikler. Aynı şekilde rüya görme sırasında hemen altındaki omuriliğe de kasları gevşeten kimyasalları üretmesi için mesaj gönderir. Bu geçici felç, kabuslarınızın eyleme dönüşmesini engeller.” (s.17)
 
Yani rüyamızda sağa sola çarpmıyor, kendimize zarar vermiyorsak bu küçük felç durumu sayesinde. Bilginin devamı ise daha da ilginç. Bu hareketsizlik koruyucu olmakla birlikte sırt üstü yatmak solunum yollarının kapanmasına ve ciğerlerimizin oksijensiz kalmasına sebep olurmuş. Rüya görmüyorsak problem değilmiş. Horlar, yan döner bir şekilde pozisyon değiştirirmişiz. Ama rüya görürken oksijen almamız için beynimizin ponsa kaslarını felç durumundan çıkarmasını emretmesi gerekirmiş. 
 
“Kimyasal dengesizlik ya da yıpranmış sinir bağlantıları gibi nedenlerle pons bu emre zaman zaman itaat etmez. Böylece beyin zihni bir parça uyandırmayı başarsa da felç geçici kimyasalları durduracak musluğu kapatamaz ve kaslar gevşek kalmaya devam eder.” (s.17)
 
Bundan sonrasında zihin tam anlamıyla uyanır. Bir şeylerin ters gittiğini sezer. Memeli beynindeki amigdalayı (başta korku olmak üzere duygusal hafıza ve tepkilerin oluşmasını bilginin depolanmasını sağlar) sürece dahil eder. Korku duygusunun ortaya çıkmasıyla savaş ya da kaç şiddetlenir. Fakat felç durumundan dolayı ne savaşabilir ne de kaçabilir. Bazı durumlarda rüya halinden tam çıkılamadığından hayal ve gerçekler birbirine karışır. Biri diğerinin sebebiymiş gibi halüsinasyonlar devam eder. Kişilere göre o an ya uzaylıları ya da uhrevi varlıkları gördüğünü diğer bir deyişle karabasan geldiğini söylerler. Tıp dilinde yaşanan bu olayın ismi ‘Uyku Felci’ymiş. Yani bizler doğaüstü varlıkların bizleri ziyaret ettiğini düşünürken aslında rüya görürken bedenimiz zarar görmesin diye salgılanan kimyasalların marifetiymiş. Bu da gösteriyor ki doğa aslında kusursuz bir denge içinde ve her şey sebep sonuç ilişkisi içinde muhteşem yürüyor.
 
Bu arada ‘İnsan Beyninin Gizemi’ kitabını mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Bu bilgi kitaba girişte ısınma turları. Kitabın devamını okudukça hayretlere düşeceğiniz bilgilerle dolu. İğneye bile bakmaya korkan biri olarak hayatım boyunca doktor olmayı hiç düşünmedim. Ama bu kitap sonrası şayet doktor olmak isteseydim sanırım beyin cerrahi olmayı isterdim.  
Gülhan Genç - 2020


173 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Fikir Konağı
Abdullah Küçük
Hem AYDIN Hem MÜNEVVER

Abdullatif Acar
Umut Adına Martı Olmak

Ali Haydar Koyun
“Talebiniz ilgili müdürlüğe iletilmiştir.”

Aslı Ersoy
Zıtlıkların Öğretisi*

Aynur Hazar
Nice Ömürler Eskir Yaşamanın Teninde

Burak Kılıçaslan
Burak Kılıçaslan: Emin Demir ile "Ferman" Üzerine Bir Söyleşi

Gülhan Teke Genç
Beyin Denen Gizem

Hanife Mert
Eylül ve Hüzün

Murat Şaşzade
Küçük Tuhaflıklar

Necdet Bayraktaroğlu
Büyük Türk Devlet Adamı Timurhan'ın Hayatı, Vasiyeti ve Yasası olan Tüzükat-ı Timur

Nermin Güday Kaçar
Asker Yolu Beklerim

Nurcan Dağ
Yalancı Pollyanna Kitap İncelemesi

Nurittin Günay
İyi Saatte Olsunlar

Özlem Akşit
Selamlaşma Geleneğinin Toplum ve Gençliğimiz İçin Anlam ve Önemi

Pakize Şeyma Kandemir
Umut Adına Martı Olmak Kitabının Değerlendirilmesi

Şükran Pınarcan
Duran Çetin Cüneyt kitabı yorumu

Turan Yalçın
Külüstür

Afşin Selim
Kitapla Diriliş

Ahmet Aytaç
Yazmak kolaydır, Okutturmak büyük marifet ister...

Altun Özmeşe
Kalpteki Kor Parçası

Ayşen Kurban
Eksiğim

Çağrı Cebeci
Çağrı Cebeci: Yaşlılık

Dilruba Başak
Her Şey Sevince Güzel

Diyanet İşleri Başkanlığı
Öfkeye Hakim Olmak

Engin Dinç
Dil Belası

Ergül Yılmaz
Bir Demet Şiir

Gamze Karadağ
Kayahan Demir: Gaipten Sesler

Gamze Parlak
İnsanlık Nereye Gidiyor

Gözde Karadağ
Gözde Karadağ: Hakan Yusuf Yılmaz - Alpagut Budun 1 Beklenmedik Keşif

Havva Yaşar
Tefekkür Üzerine Hasbihal

Hayrettin Gönül
Zaferimiz Daha Bir Yaşında!

İbrahim Ethem Gören
Bir Burak bekleniyor!

İlhan Özgür
Türk Eri

Kaşif Meriçli
Kaşif Meriçli: Little Fugitive

Mahmut Ferhat Alptekin
Demokratik Sol

Mehmet Aydın
Ömer Faruk Kaya: Sus ve Bana Aşkı Anlat

Merve Güney
Güneşin Kızı Biterken

Meryem Seyda Parlak
Psikoloji’ye (Ruh Bilimine) Olan İhtiyaç

Muharrem Dere
Doğu, Batı. Dost, Düşman! Kime Göre?

Murat Ginlik
Kısacık ve Çok Uzun Bir Hikâye

Mustafa Gündoğdu
Ölüm Var...

Nazan Arısoy
Yağmur'un Aşka Teslim Oluşu

Necati Dilek
Uğruna Şiirler Yazılan Kadın

Nurhan Işkın
Dedemin Saati

Selahattin Doğan
İyilikde İnatlaşmak

Yasemin Ilgın
Yasemin Ilgın: Hayallerim

Zeynep Didem Gezgin
Merhamet