• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905334645270
Okuyalım, Okutalım
Takvim
Site Haritası
Ali Haydar Koyun
İki dakikada ne anladınız, neler hissettiniz?
04/01/2021
COVİD-19 nedeniyle ülke genelinde fazla bir etkinlik yapılmasa da bir 3 Aralık Dünya Engelliler Günü daha geride kaldı.

Dünya Engelliler Günü’nün gelmesiyle ya da geride kalmasıyla ne benim ne de bir başka engellinin hayatında ve yaşantısında herhangi bir değişiklik olmadı.


Alaaddin'in Sihirli Lambası’nda ortaya çıkacak bir cinin yaratacağı mucize ile değişiklik olana kadar da böyle devam edecek gibi galiba…


Ne engelliliğimiz sona erdi ne de engelliliğimizden dolayı yaşadığımız daha doğrusu zihniyet engelli insanlarca yaşatılan sorunlarımız çözüme kavuştu…


Engelliler Günü ya da Engelliler Haftası olması fark etmiyor.


Gördüğünüz ve bildiğiniz gibi o günlerde de ve o günlerin dışında da yüzlerce sorunlar arasında yaşamak için, hayatta kalabilmek için mücadele etmeye devam ediyoruz.


Engellilerle ilgili böyle günlerde ve haftalarda yurt genelinde birçok yerde yapılan bir etkinlik var ki tam bir komedi skeci gibi…


Etkinliğe katılan yetkili yetkisiz, etkili etkisiz vatandaşların, engellilerin günlük yaşantılarında karşılaştıkları zorlukları anlayabilmelerini sağlamak amacıyla yapılan ve adına da ‘empati parkuru’ denilen bir etkinliktir bu.


“Empati parkuru” denilen etkinlikte bazı insanlar tekerlekli sandalyeye oturarak bal dök yala dedikleri gibi düz bir zeminde sürmeye çalışıyor, bazıları da gözlerini siyah bantlarla kapatarak ellerindeki beyaz baston ile hissedilebilir kılavuz yolundan yürümeye çalışarak bir iki dakikalığına engellilerin yaşadıkları sorunları anlayarak empati yapmaları bekleniliyormuş.


İşin en ilginç tarafı ise bu etkinliği siyasetçiler, idareciler ve bazı kurum ve kuruluşlar yapmış olsalar neyse engellileri tanımıyorlar, onların sorunlarını ve sıkıntılarını bilmiyorlar diyeceğim. Ancak bu etkinliği yapanların çoğunluğu ne yazık ki engelliler ve engellilerle ilgili dernek, vakıf vb gibi oluşumlar oluyor maalesef.


Bu etkinliği gerçekleştiren engellilere ve engellilerle ilgili dernek, vakıf gibi oluşumlara sormak gerek. Bir engelli olarak günlük yaşantınızda, hayatınızı böyle trafiğe kapalı ve herhangi bir pürüz olmayan kaymak gibi alanlarda mı sürdürüyorsunuz? Siz hiç yaya kaldırımlarında, yollarda, sokaklarda dolaşmıyor musunuz? Sosyal hayatın içerisinde yaşayarak mağazalara, lokantalara, marketlere, parklara, sinemalara, ibadethanelere, eğitim, sağlık vb gibi kurumlara gitmiyor musunuz? Tuvaletiniz gelir korkusuyla fazla sıvı tüketmiyor musunuz?


Bunların dışında ise bu etkinliğe katılarak tekerlekli sandalyeye oturarak ve gözlerini bağlayarak empati yaptıklarını düşünen yetkili yetkisiz insanlara da sormak istiyorum.


Tekerlekli sandalye kullanan engelli bir kişi olarak benim yaşadığım sorunu yine benim gibi tekerlekli sandalye, koltuk değneği, ortez ve protez kullanan engelli arkadaşım anlayamazken, beni dünyaya getiren ve yetiştiren ailem dahi anlayamazken, sizler bir iki dakikalığına tekerlekli sandalyeye oturmakla ve düz zeminde bir iki tane çember çevirmekle mi beni anlayacaksınız?


Gözlerinizi bağlayarak insan yoğunluğu ile araçların olmadığı bir alanda birkaç metrelik hissedilebilir kılavuz yolda yürümeye çalışmakla mı görme engelli arkadaşımın sorununu anlayacaksınız?


Hiç zahmet edip yorulmayın çünkü sorunlar karşısında bir engellinin yaşadığı, hissettiği duyguları asla ne anlayabilir ne de hissedebilirsiniz…


Bir engelli olarak benim caddelerde ve sokaklarda yaşadığım sorunları, kaldırımlara çıkıp inemediğimi, çıkmaya çalışırken defalarca sandalyemden düştüğümü, araçlar arasında sırtımda kefenle gitmek zorunda kaldığımı ve defalarca ölümle burun buruna geldiğimi, tuvaletim geldiğinde altıma etmemek için kendimi sıktığımı, gittiğim lokantalara, mağazalara, kurumlara, eczanelere, bankalara ve daha onlarca resmi veya özel iş yerlerine giremeyerek kapıda beklemek zorunda bırakıldığımı ve o anlarda neler hissettiğimi anlayamazsınız!


Yaşadığımız sorunları bu şekilde ne anlayabilirsiniz, ne de anlayamadığınız gibi çözüm de getirebilirsiniz. Bilin ki bu yaptıklarınız şovdan başka bir şey olmadığı gibi bizleri de çok incitmektedir. Sizler bir iki dakika sonra gözlerinizde ki bantları sökerek ve tekerlekli sandalyeden ayağa kalkıp yürüyerek hiçbir şey olmamış gibi oradan ayrılarak gideceksiniz.


Peki, ya biz engelliler? Yeşilçam filmlerinde olduğu gibi aniden ayağa kalkıp yürüyebilecek miyiz, gözlerimiz aniden görebilecek mi? Bunun cevabı elbette kocaman bir HAYIR olacaktır…


Sözün özü olarak, benim düşünceme göre ‘empati parkuru’ denilen olay bilinçsizce yapılan ve en ufak bir farkındalık oluşturmada etkisinin olmadığı bir şov etkinliğinden başka bir şey değildir. Eğer kamuoyunda bir farkındalık oluşturulmak isteniyorsa “empati parkuru” dediğiniz olayı günlük yaşamın içerisinde oluşturmalısınız. Öyle parkur markura da gerek yok aslında! Tekerlekli sandalye oturduktan ve gözlerinizi bağladıktan sonra insanların günlük yaşamda kullandığı yaya kaldırımlarını kullanarak, toplu ulaşım araçlarına binip inmeye çalışarak, mağazalara, lokantalara, marketlere, parklara, sinemalara, ibadethanelere, eğitim, sağlık gibi kurumlara girip çıkmaya çalışarak dolaşın. Çişinizi altınıza etmemek için kendinizi sıkarken kullanabileceğiniz bir tuvalet bulamama korkusuyla yüzleşin. Bunu da öyle birkaç dakikalığına değil en az gün bir gün boyunca yapmalısınız.


Bunu yapması gerekenlerin başında ise özellikle belediye başkanları, valiler, kurum müdürleri ile siyasetçilerin yapması gerekiyor. Çünkü sorunları görüp de görmezden gelen, duyup da duymazdan gelen, bilip de bilmezlikten gelen ve çözüm üretmekten kaçınan ne yazık ki onlar. Haksız mıyım yoksa?


488 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Enkazlar Altında Geleceğe Umutla Yürümek - 08/02/2024
Enkazlar Altında Geleceğe Umutla Yürümek
Siyasette Engellenenler! - 10/05/2023
Siyasette Engellenenler!
Rakamlarda büyük, güç de zayıf olan topluluk - 11/01/2022
Rakamlarda büyük, güç de zayıf olan topluluk
İyilik yapmak isterlerken kötülük yapıyorlar - 09/11/2021
İyilik yapmak isterlerken kötülük yapıyorlar
Bir insan lokantaya neden gider? - 10/09/2021
Bir insan lokantaya neden gider?
İşgüzar Görevlilerin Yaptıkları Hatalar - 28/08/2021
İşgüzar Görevlilerin Yaptıkları Hatalar
Teşhir etmek mi gerekiyordu? - 14/08/2021
Teşhir etmek mi gerekiyordu?
Kernek’e çözüm, engelliye gelince sürün! - 30/07/2021
Kernek’e çözüm, engelliye gelince sürün!
Belge tamam, peki ya ceza? - 21/06/2021
Belge tamam, peki ya ceza?
 Devamı
Fikir Konağı
Derya Kadıoğlu
Yalvaç'ın İnsanları

İbrahim Küsmez
Taksici ve TYT'nin Ardındaki Derin İnsani Bağlar

Tuğçe Güzel
Kanayan Yaramız "SMA"

Abdullah Küçük
Ev Hapsi Günlerinden

Abdullatif Acar
Umut Adına Martı Olmak

Afşin Selim
Kitapla Diriliş

Ahmet Aytaç
Yazmak kolaydır, Okutturmak büyük marifet ister...

Ali Haydar Koyun
Enkazlar Altında Geleceğe Umutla Yürümek

Altun Özmeşe
Kalpteki Kor Parçası

Aslı Ersoy
Zıtlıkların Öğretisi*

Aynur Hazar
Nice Ömürler Eskir Yaşamanın Teninde

Ayşen Kurban
Eksiğim

Aytekin Duran
Görmek ve Duymak Nasıl Bir Duygudur...

Beyhan Uygur
Şekerci Dede ve Tonton Eşi

Burak Kılıçaslan
Burak Kılıçaslan: Emin Demir ile "Ferman" Üzerine Bir Söyleşi

Çağrı Cebeci
Çağrı Cebeci: Yaşlılık

Dilruba Başak
Her Şey Sevince Güzel

Diyanet İşleri Başkanlığı
Öfkeye Hakim Olmak

Engin Dinç
Dil Belası

Ergül Yılmaz
Bir Demet Şiir

Fırat Han Koçak
Dünyayı Sömüren Küresel Çeteler - 4

Gamze Karadağ
Kayahan Demir: Gaipten Sesler

Gamze Parlak
İnsanlık Nereye Gidiyor

Gözde Karadağ
Gözde Karadağ: Hakan Yusuf Yılmaz - Alpagut Budun 1 Beklenmedik Keşif

Gülhan Teke Genç
Evrildik (mi?)

Hanife Mert
Eylül ve Hüzün

Hatice Yatkın Yetişen
Adımı Unutma (İmza: Kadın) / Kitap Yorumu

Havva Yaşar
Tefekkür Üzerine Hasbihal

Hayrettin Gönül
Zaferimiz Daha Bir Yaşında!

İbrahim Ethem Gören
Bir Burak bekleniyor!

İlhan Özgür
Türk Eri

Kaşif Meriçli
Kaşif Meriçli: Little Fugitive

Mahmut Ferhat Alptekin
Demokratik Sol

Mecbure İnal Vela
Çizdim, oynamıyorum!

Mehmet Aydın
Ömer Faruk Kaya: Sus ve Bana Aşkı Anlat

Merve Güney
Güneşin Kızı Biterken

Meryem Seyda Parlak
Psikoloji’ye (Ruh Bilimine) Olan İhtiyaç

Muharrem Dere
Doğu, Batı. Dost, Düşman! Kime Göre?

Murat Ginlik
Kısacık ve Çok Uzun Bir Hikâye

Murat Şaşzade
Küçük Tuhaflıklar

Mustafa Gündoğdu
Ölüm Var...

Nagihan Örsel
Sadece SEN!

Nazan Arısoy
Yağmur'un Aşka Teslim Oluşu

Necati Dilek
Uğruna Şiirler Yazılan Kadın

Necdet Bayraktaroğlu
Büyük Türk Devlet Adamı Timurhan'ın Hayatı, Vasiyeti ve Yasası olan Tüzükat-ı Timur

Nermin Güday Kaçar
Asker Yolu Beklerim

Nurcan Dağ
Yalancı Pollyanna Kitap İncelemesi

Nurhan Işkın
Dedemin Saati

Nurittin Günay
Babamın Jübilesi

Özlem Akşit
Selamlaşma Geleneğinin Toplum ve Gençliğimiz İçin Anlam ve Önemi

Pakize Şeyma Kandemir
Salgının Yeni Yazarları 1

Selahattin Doğan
İyilikde İnatlaşmak

Şükran Pınarcan
Duran Çetin Cüneyt kitabı yorumu

Turan Yalçın
Çay Felsefesi

Yasemin Ilgın
Yasemin Ilgın: Hayallerim

Zehra Gaylan Yüksekkaya
"Sahi, Neydi Bayram?"

Zeynep Didem Gezgin
Merhamet