• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905334645270
Okuyalım, Okutalım
Takvim
Site Haritası
Ali Haydar Koyun
İyilik yapmak isterlerken kötülük yapıyorlar
09/11/2021

Dört yaşındayken yakalandığım romatizma nedeniyle hastalığımın ağır ya da hafif seyretmesine göre beş ay yürüyebiliyorsam üç ay hastalanarak yatağa bağımlı kalıyor ve yürüyemiyordum.

1978 yılından sonra ise yıllarca ağır seyreden hastalığım nedeniyle bir daha ayağa kalkarak yürüyememiş ve hayatımı dört duvar arasında geçirmek zorunda kalmıştım.

O yıllarda evden dışarıya çıkabilmem için bana bir tekerlekli sandalye almak ya da temin etmek hiç kimsenin aklından geçmemişti. Bu durum 1982-83 yıllarına kadar böyle devam etti. O yıllarda Almanya da yaşayan bir akrabanın izine geldiğinde beni görmesiyle hayatımın akışı değişti. Almanya’ya döner dönmez ilk işinin bana bir tekerlekli sandalye alıp getirmek olacağına dair söz vermiş ve bu sözünü de üç ay gibi kısa bir sürede tutarak yerine getirmişti.

Tekerlekli sandalyem gelmeye gelmişti ve o güne kadar da dışarıya çıkmak için can atıyordum. Ancak dışarıya çıktığımda insanların rahatsız edici bakışlarını düşündükçe çıkmaya utanıyor ve cesaret edemiyordum.

Bu durum iki üç hafta kadar sürdü. Sonunda nasıl olduysa tüm cesaretimi toplamış ve evden dışarıya çıkmaya karar vermiştim. Dışarıya çıktığım o günden sonra ağır bir hastalık geçirmedikçe bir daha da evde oturmadım.

Evin içerisinde oturduğum günlerde ise normal bir sandalyeye oturduktan sonra sağlı sollu hareket ettirerek odaları dolaşıyordum. Tek başıma kendi banyomu yapabiliyor, elbiselerimi giyebiliyor, saçımı tarayabiliyor ve ayak tırnaklarımı dahi kesebiliyordum. Kısacası evde tek başıma kendi ihtiyaçlarımı görebilecek durumdaydım. Ev dışında ise kucakta taşınarak götürülüyordum. Sonra ise olan oldu?

Başka kişinin yardımına ihtiyaç duymayan ben, kendi kişisel öz bakım ihtiyaçlarını yapabilen ben ilk tekerlekli sandalyeye oturduktan sonra bir daha bunları yapamaz duruma geldim!

Evet, yanlış okumadınız. Ben yavaş yavaş yapabildiğim her hareketi bir daha yapamaz duruma gelmiştim. Elbise giymeyi, banyo yapmayı, ayak tırnaklarımı kesmeyi bırakın artık tırnaklarımı dahi göremeyecek duruma gelmiştim!

Bu duruma nasıl mı gelmiştim? Bunun tek nedeni benim evden dışarıya çıkmama ve bir nebzede olsa özgürlüğüme kavuşmama neden olan tekerlekli sandalyeyi sağlıksız ve bilinçsizce kullanmam neden olmuştu!

Şunu da belirteyim ki, kollarımı da etkileyen hastalığım nedeniyle tekerlekli sandalyemi tek başıma süremediğim için genelde arkadaşlarım tarafından sürülürdü. Arkadaşlarım eve gelerek beni aldıktan sonra akşam saatlerine kadar gezerdik.

Yağmurun yağması, yerlerin diz boyu çamur olması, kardan dolayı yerlerin buz tutması bizler için engel teşkil etmezdi. Sürekli tekerlekli sandalyede bilinçsizce oturmak ve vakit geçirmek zamanla ben de hareket kısıtlılığına yol açtı. Daha önceleri yapabildiklerimi yavaş yavaş yapamaz hale gelmiştim.

İşte bu nedenle yürüyemeyen bedensel engelliler açısından tekerlekli sandalyenin ne anlam ifade ettiğini ve ne kadar önemli olduğunu yaşamayanlar anlayamazlar. Bununla beraber bilinçsizce kullanıldığında verdiği zararı da bilemezler.

1994-2015 yılları arasında mücadele verdiğimiz Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Malatya Şubesine gelerek tekerlekli sandalye talebinde bulunan engellilerin durumunu çok iyi anlıyordum.

Ancak tek anlayamadığım nokta ise koltuk değneği, baston, protez ya da ortez gibi yardımcı araç gereç kullanarak yürüyebilenlerinde gelerek normal ya da akülü tekerlekli sandalye istemeleriydi!

Bu tür durumda olup da tekerlekli sandalye talebinde bulunan engelliler ile ailelerine yukarıda kendi yaşadıklarımı örnek alınması amacıyla anlatarak ağır aksak da olsa, düşe kalka da olsa yürümesinin daha iyi olacağını söyleyerek taleplerinden vazgeçmelerini söylerdim.

Kendi yerlerinde olmak için ben de dâhil binlerce engelli insanın can attığını anlatmama rağmen, “Yürümekte çok zorlanıyorum”, “Uzak mesafeler için istiyorum”, “Adım atmakta zorlandığım için sık sık düşüyorum”, “Protezlere alışamadım” ve benzeri gibi gerekçeler öne sürerek taleplerinde ısrar ederlerdi.

Yaptığım açıklamadan ve olumsuz yanıtımdan dolayı bir tanesinin dahi bana hak vererek memnun bir vaziyette ayrıldığını görmedim. Geneli de kendi sağlıklarını düşünerek söylediğimin farkında olmadan dargın olarak ayrılırlardı.

Söylediğim açıklamadan dolayı dargın olarak ayrılanlardan bazıları daha sonra yerel idarecilerden, siyasetçilerden, STK yöneticilerinden ya da eş dosttan bazı tanıdıklara arattırarak taleplerine yardımcı olunmasını isterlerdi. Kimileri de taleplerine olumlu yanıt alabilmek amacıyla gelir gelmez tanıdıkların selamını ileterek söze giriş yaparlardı. Ancak hangi yetkilinin, hangi tanıdık dostun selamını getirirlerse getirsinler verdiğimiz yanıt değişmezdi.

Derneğimizden olumlu destek alamayan engellilerden bazılarının başka yerlerden temin ettiklerini gördüğümüz gibi bazen de bilinçsiz bir şekilde duyarlı insanların satın alarak verdiklerini görüp üzülüyorduk. Sadece insani bir duyguyla ve iyi niyetli bir şekilde hareket ederek engellilere yardımcı olma düşüncesinde olan duyarlı insanlar yanlış yaptıklarının bilincinde değillerdi.

Sözün özü olarak, bu tür durumdaki engellilere yardım ettiğini düşünerek tekerlekli sandalye yardımı yapan idareciler, siyasetçiler, STK yöneticileri ya da duyarlı işadamları ile vatandaşlar unutmasınlar ki o insanlara iyilik yerine kötülük yapıyorlar. Yararlı bir şey yapmak istiyorlarken zararlı bir iş yaptıklarını bilsinler. Tekerlekli sandalyeler tamamen yürüyemeyen engellilerin kullanacağı medikal araçlardır. Öyle koltuk değnekleriyle, bastonlarla, protez ya da ortezle yürüyen engellilere leblebi çekirdek verilir gibi verilmez.



103 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Enkazlar Altında Geleceğe Umutla Yürümek - 08/02/2024
Enkazlar Altında Geleceğe Umutla Yürümek
Siyasette Engellenenler! - 10/05/2023
Siyasette Engellenenler!
Rakamlarda büyük, güç de zayıf olan topluluk - 11/01/2022
Rakamlarda büyük, güç de zayıf olan topluluk
Bir insan lokantaya neden gider? - 10/09/2021
Bir insan lokantaya neden gider?
İşgüzar Görevlilerin Yaptıkları Hatalar - 28/08/2021
İşgüzar Görevlilerin Yaptıkları Hatalar
Teşhir etmek mi gerekiyordu? - 14/08/2021
Teşhir etmek mi gerekiyordu?
Kernek’e çözüm, engelliye gelince sürün! - 30/07/2021
Kernek’e çözüm, engelliye gelince sürün!
Belge tamam, peki ya ceza? - 21/06/2021
Belge tamam, peki ya ceza?
Orkestrada Es Geçilen Erişilebilirlik Enstrümanı - 31/05/2021
Orkestrada Es Geçilen Erişilebilirlik Enstrümanı
 Devamı
Fikir Konağı
Derya Kadıoğlu
Yalvaç'ın İnsanları

İbrahim Küsmez
Taksici ve TYT'nin Ardındaki Derin İnsani Bağlar

Tuğçe Güzel
Kanayan Yaramız "SMA"

Abdullah Küçük
Ev Hapsi Günlerinden

Abdullatif Acar
Umut Adına Martı Olmak

Afşin Selim
Kitapla Diriliş

Ahmet Aytaç
Yazmak kolaydır, Okutturmak büyük marifet ister...

Ali Haydar Koyun
Enkazlar Altında Geleceğe Umutla Yürümek

Altun Özmeşe
Kalpteki Kor Parçası

Aslı Ersoy
Zıtlıkların Öğretisi*

Aynur Hazar
Nice Ömürler Eskir Yaşamanın Teninde

Ayşen Kurban
Eksiğim

Aytekin Duran
Görmek ve Duymak Nasıl Bir Duygudur...

Beyhan Uygur
Şekerci Dede ve Tonton Eşi

Burak Kılıçaslan
Burak Kılıçaslan: Emin Demir ile "Ferman" Üzerine Bir Söyleşi

Çağrı Cebeci
Çağrı Cebeci: Yaşlılık

Dilruba Başak
Her Şey Sevince Güzel

Diyanet İşleri Başkanlığı
Öfkeye Hakim Olmak

Engin Dinç
Dil Belası

Ergül Yılmaz
Bir Demet Şiir

Fırat Han Koçak
Dünyayı Sömüren Küresel Çeteler - 4

Gamze Karadağ
Kayahan Demir: Gaipten Sesler

Gamze Parlak
İnsanlık Nereye Gidiyor

Gözde Karadağ
Gözde Karadağ: Hakan Yusuf Yılmaz - Alpagut Budun 1 Beklenmedik Keşif

Gülhan Teke Genç
Evrildik (mi?)

Hanife Mert
Eylül ve Hüzün

Hatice Yatkın Yetişen
Adımı Unutma (İmza: Kadın) / Kitap Yorumu

Havva Yaşar
Tefekkür Üzerine Hasbihal

Hayrettin Gönül
Zaferimiz Daha Bir Yaşında!

İbrahim Ethem Gören
Bir Burak bekleniyor!

İlhan Özgür
Türk Eri

Kaşif Meriçli
Kaşif Meriçli: Little Fugitive

Mahmut Ferhat Alptekin
Demokratik Sol

Mecbure İnal Vela
Çizdim, oynamıyorum!

Mehmet Aydın
Ömer Faruk Kaya: Sus ve Bana Aşkı Anlat

Merve Güney
Güneşin Kızı Biterken

Meryem Seyda Parlak
Psikoloji’ye (Ruh Bilimine) Olan İhtiyaç

Muharrem Dere
Doğu, Batı. Dost, Düşman! Kime Göre?

Murat Ginlik
Kısacık ve Çok Uzun Bir Hikâye

Murat Şaşzade
Küçük Tuhaflıklar

Mustafa Gündoğdu
Ölüm Var...

Nagihan Örsel
Sadece SEN!

Nazan Arısoy
Yağmur'un Aşka Teslim Oluşu

Necati Dilek
Uğruna Şiirler Yazılan Kadın

Necdet Bayraktaroğlu
Büyük Türk Devlet Adamı Timurhan'ın Hayatı, Vasiyeti ve Yasası olan Tüzükat-ı Timur

Nermin Güday Kaçar
Asker Yolu Beklerim

Nurcan Dağ
Yalancı Pollyanna Kitap İncelemesi

Nurhan Işkın
Dedemin Saati

Nurittin Günay
Babamın Jübilesi

Özlem Akşit
Selamlaşma Geleneğinin Toplum ve Gençliğimiz İçin Anlam ve Önemi

Pakize Şeyma Kandemir
Salgının Yeni Yazarları 1

Selahattin Doğan
İyilikde İnatlaşmak

Şükran Pınarcan
Duran Çetin Cüneyt kitabı yorumu

Turan Yalçın
Çay Felsefesi

Yasemin Ilgın
Yasemin Ilgın: Hayallerim

Zehra Gaylan Yüksekkaya
"Sahi, Neydi Bayram?"

Zeynep Didem Gezgin
Merhamet