• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905334645270
Okuyalım, Okutalım
Takvim
Site Haritası
Turan Yalçın
Boşa Olmayan Dostluk
29/06/2016
Sevgili dostum,
             
Toplumu gözlemlediğim zaman görüyorum ki, insanların çoğu dostluk yaşıyoruz diye “boşa bir dostluk” yaşıyorlar. Buna“ öylesine dostluk” veya “dostlar alışverişte görsün dostluğu” da diyebilirim. Yani “zaman geçsin de nasıl geçerse geçsin dostluğu” da diyebiliriz.  
            
Sevgili dostum,
            
Büyük demeyeyim ama gerçekten verimli ama faydalı olan başarılar, kendimize ve çevremize artı değer katan başarılar her zaman büyük ama insana zarar veren başarılardan daha değerlidir. Mesela büyük maddi başarılara imza atan ama manevi olarak çökmüş insan yerine manevi olarak huzurlu ama maddi olarak kendine yeten olan insanın başarısı da daha büyüktür. Huzur ve mutluluk ile başkalarına faydalı olma asıl başarıdır.
              
Sevgili dostum,
              
Dostluk dediğim zaman ben yukarıdaki gibi bir dostluk anlıyorum. Boş şeyleri yapan boş konuşmalarla geçen dostluklardansa tek başına kalarak bir kitap, olmazsa bir makale, bir gazete okumak bana daha anlamlı geliyor. Çünkü okuduğumuz her şey bize artı değer katar. Öyle olmasaydı Allah(CC)  ilk emrinde  “Oku” demez peygamberimiz  (AS) “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz “ demezdi. Hz Ali(ks) “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum “ demezdi. 29 harfli alfabemizde, her kelimeye 40 yıl köle olmak güzel Türkçemizi güzel öğrendiğimiz zaman bize bunu öğretene 1160 yıl köle olmak demek. Bilmem ki bu anlattıklarım okumanın ve ilim öğrenmenin önemini anlatıyor mu?
            
Sevgili dostum, güzel düşünceli kardeşim,
            
İşte bu yüzden “bireysel gelişim” önemli ve ne yazık ki, pek çok hoca öğretmen geçinen insanlar gelişim konulu kitapları okumamaları konusunda öğrencilerine telkinlerde bulunduğunu ,” bireysel gelişim” i anlatan insanlardan öğrencilerini uzak tuttuklarını görerek üzüntü duyuyorum. Hâlbuki “ bireysel gelişim” her zaman insanlara sadece  “köşe olma” yollarını anlatmak değildir. “Bilinçli ve olaylarla insanların farkına varma” yolunu gösteren  “Bireysel gelişim” e herkesin ihtiyacı var. Bunu hepimiz birbirimize tavsiye etmemiz lazım. Güzel dost güzel şeyleri tavsiye eder.
           
Sevgili dostum,
           
Gelişen ve geliştirmeye gayret eden insanlardan faydalanmaya bakarsak onlar bize “sıcak ve samimi dostluklar” ı öğretmeye de gayret ederler. Önyargılı ve ukalaca hareket etmek yaşı ve unvanı bilgisi ne kadar yüksek ve çok olsa da insana zarar verir. Biz ise faydalı olanın peşinde olmak ve  “Boşa geçmeyen bir dostluk” hedefinde olmalıyız.  Boş methiyeler söylemek ve duymak hem söyleyene hem de söylenene zarar verir. “Eğriye eğri, doğruya doğru diyen dost” bize her zaman gerekli olan dosttur. Bizlere Hz. Ömer’in dediği gibi bizler yanlışa düştüğümüz zaman kılıçla doğrultacak dostlar lazım. Gelişmiş ülkelerde ve toplumlarda insanlar kendilerinin yanlışını söylemeyen insanlara çok kızarlar ve kendi yanlışını söyleyene  “gerçek dost” gözüyle bakarlar ki, doğru olan dostluk budur. Gelişen ülke olmak istiyorsak önce kendimizden başlayarak hatalarımızı gerçek manada yerinde ve zamanında usulüne uygun olarak bize anlatanlara daha çok değer vererek onlar severek bunu çevremize anlatarak  “gelişen ülke” ye katkıda bulunabiliriz.        
  
Sevgili dostum,
           
Bizde gelişen ve geliştiren insanları toplumumuz aslında sever, onlar gibi olmak ister ama takdir etmeye ve onlara maddi ve manevi destek vermeye gelince pek cimri davranırlar. Ama gelişen insanın gelişmesi ve geliştirmeye devam etmesi için herkes gibi onlarında maddi ve manevi desteklere ihtiyacı var.  İmkânımız var da veremezsek onların gelişmesini engel olamayız ama bir dostu kaybetmiş oluruz. Güçlü zamanımızda bunu fark edemeyiz ama zayıf ve sakin zamanlarımızda bunu fark ettiğimiz zaman iş işten geçer. Toplumu gözlemlediğim zaman bunları görüyorum.
          
Canım dostum, 
          
Bir insan yanında olmasa da, aynı dünyada veya mekânda olmasa da dostunu 30 sene sonrasında bile hayırla ve sevgi ile yâd ediyorsa işte bu dostluk  “boşa olmamış “ bir dostluktur.  Ama bile bile dostunun hatasını gizlemek ve yanlışlarını düzeltmesi için dili ile bile uyarıda bulunmamak   “Boş dostluk” tur değil mi? “Dost acı söyler” sözü bize mi söylenmiş ne?       
          
Sevgili dostum,
           
Bizler nasıl ki “boş olmayan dostluk” kurmak zorundaysak, çocuklarımız bizden daha ilerde olmalı. Dünyanın gelişimi için bu şart. Ama ne yazık ki maddeye düşkün bazı nene ve dedeler çocuklarına sadece maddiyat sevgisi aşıladıkları için onlarda çocuklarına maddiyat sevgisi aşıladığı için manevi dünyamız bilgi ve sevgi eksenli değil maddiyat eksenli geliştiğinden insanlar sevgiye önem vermediklerinden huzursuzluklar, suratı asık insanlar ile karşılaşıyoruz caddelere çıkınca. Bunu önlemek için kendimizden başlayarak çocuklarımızı da sevgi ve bilgi temeli bilgilendirmeye gayret etmeliyiz.
            
Sevgili dostum, can kardeşim,
             
İşte bu yüzden dost gelişen ve geliştiren insanlarla tanışınca hemen dostlarını da tanıştırır.
             
Gelişimi önemseyen esnaf bile müşterisini gelişen insanlarla tanıştırmaya bakar. Müşterileri arasında gelişen ve geliştiren insanlar varsa onlara “ pozitif ayrımcılık”  katarak onları hem destekler hem de başka müşterilerinin faydalanmasını daha çok gelişmesi için tanıştırarak kaynaştırır. Bizim bakkalımız gibi. 
               
Sevgili dostum,
                
Bazen okullar biter, spor eğitimi biter, askerlik biter, hatta hayat biter ama gerçek manada kurulan dostluklar ve akrabalıkları çocuklar ve torunlar bile devam ettirir. Boşa kurulmayan dostluklar mutlak surette miras gibi gören çocuklarda baba dostunun çocukları ile devam ettirir. Bu konuda peygamberimiz baba dostuna verilen değeri anlatan sözler söylemişlerdir.
            
Sevgili dostum,
             
Bazen sahte dostlar bizi gerçek dostlardan alıkoymaya bile bakar o yüzden bunlara karşı da temkinli olalım.
              
Sevgili dostum,
              
Mektubumuzun sonuna geldik. Bu mektubumuzun duasını da yapalım.
     
“Allah’ım, bizleri boş işler işlemekten bizleri kötülüklere sürükleyecek boş dostluklardan, şeytanın ve şeytanın arkadaşı olan boş arkadaşlardan ve dostlardan boş konuşmaktan ve boş işler yapmaktan uzak tut. Bizi “iyilikleri emreden kötülüklerden alıkoyan” dostlarla tanışmamızı sağla onlara yaklaştır.  Böyle gelişen, geliştiren ve hep gelişmek isteyen insanlara rastlamamızı onların bizlerden, bizim de onlardan faydalanmamızı sağla. Amin”


926 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Adanmış Hayatlar - 08/01/2021
İnsanların tanıdıklarını, tanışarak faydalanacaklarına tavsiye etmesi, onların birbiri ile dostluk kurmasına destek olması ne güzel duygudur.
Kopya Kitap - 03/01/2021
-Siz kopya kitaplara kitap mı diyorsunuz, o adam kütüphanedeki eski gazeteleri karıştırarak kopyaladığı bilgiler ile o adamı tanıyan insanların fikirlerini toplayarak kitap yazmış.
Çalışmak Hakikaten Yaşamaktır - 01/01/2021
Baba nasihati nasihatlerin babasıdır.
Üşüme - 17/12/2020
Dersi alan alır almayan yaya kalır.
Külüstür - 30/11/2020
Sen iyimser olursan tüm dünya iyimser oluyormuş.
Hasan Dağı - 24/11/2020
Bir iş ortamı hikâyesi.
Adam Olmuş Çocuklar - 18/11/2020
Okuyana da okutana da kitap hediye edene de selamlar olsun.
Hava Civa - 29/10/2020
Bizim hava cıva ile işimiz olmaz ki!
Burak Kılıçaslan ile Röportaj - 30/03/2020
İyi yazmak, çok okumaktan geçer. Bellek ne kadar çok dolarsa, o kadar fikir üretir ve kalem erbabının kalemi bir o kadar verimli ve kuvvetli olur.
 Devamı
Fikir Konağı
Abdullah Küçük
Memleket Hikâyeleri

Abdullatif Acar
Umut Adına Martı Olmak

Ali Haydar Koyun
İki dakikada ne anladınız, neler hissettiniz?

Aslı Ersoy
Zıtlıkların Öğretisi*

Aynur Hazar
Nice Ömürler Eskir Yaşamanın Teninde

Burak Kılıçaslan
Burak Kılıçaslan: Emin Demir ile "Ferman" Üzerine Bir Söyleşi

Gülhan Teke Genç
Evrildik (mi?)

Hanife Mert
Eylül ve Hüzün

Hatice Yatkın Yetişen
İnsan

Mecbure İnal Vela
Çizdim, oynamıyorum!

Murat Şaşzade
Küçük Tuhaflıklar

Necdet Bayraktaroğlu
Büyük Türk Devlet Adamı Timurhan'ın Hayatı, Vasiyeti ve Yasası olan Tüzükat-ı Timur

Nermin Güday Kaçar
Asker Yolu Beklerim

Nurcan Dağ
Yalancı Pollyanna Kitap İncelemesi

Nurittin Günay
Atasözleri

Özlem Akşit
Selamlaşma Geleneğinin Toplum ve Gençliğimiz İçin Anlam ve Önemi

Pakize Şeyma Kandemir
Umut Adına Martı Olmak Kitabının Değerlendirilmesi

Şükran Pınarcan
Duran Çetin Cüneyt kitabı yorumu

Turan Yalçın
Adanmış Hayatlar

Afşin Selim
Kitapla Diriliş

Ahmet Aytaç
Yazmak kolaydır, Okutturmak büyük marifet ister...

Altun Özmeşe
Kalpteki Kor Parçası

Ayşen Kurban
Eksiğim

Çağrı Cebeci
Çağrı Cebeci: Yaşlılık

Dilruba Başak
Her Şey Sevince Güzel

Diyanet İşleri Başkanlığı
Öfkeye Hakim Olmak

Engin Dinç
Dil Belası

Ergül Yılmaz
Bir Demet Şiir

Gamze Karadağ
Kayahan Demir: Gaipten Sesler

Gamze Parlak
İnsanlık Nereye Gidiyor

Gözde Karadağ
Gözde Karadağ: Hakan Yusuf Yılmaz - Alpagut Budun 1 Beklenmedik Keşif

Havva Yaşar
Tefekkür Üzerine Hasbihal

Hayrettin Gönül
Zaferimiz Daha Bir Yaşında!

İbrahim Ethem Gören
Bir Burak bekleniyor!

İlhan Özgür
Türk Eri

Kaşif Meriçli
Kaşif Meriçli: Little Fugitive

Mahmut Ferhat Alptekin
Demokratik Sol

Mehmet Aydın
Ömer Faruk Kaya: Sus ve Bana Aşkı Anlat

Merve Güney
Güneşin Kızı Biterken

Meryem Seyda Parlak
Psikoloji’ye (Ruh Bilimine) Olan İhtiyaç

Muharrem Dere
Doğu, Batı. Dost, Düşman! Kime Göre?

Murat Ginlik
Kısacık ve Çok Uzun Bir Hikâye

Mustafa Gündoğdu
Ölüm Var...

Nazan Arısoy
Yağmur'un Aşka Teslim Oluşu

Necati Dilek
Uğruna Şiirler Yazılan Kadın

Nurhan Işkın
Dedemin Saati

Selahattin Doğan
İyilikde İnatlaşmak

Yasemin Ilgın
Yasemin Ilgın: Hayallerim

Zeynep Didem Gezgin
Merhamet