• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
Tasarım & Yazılım
Takvim
Site Haritası
Turan Yalçın
Reneta Sibel Yolak ile Röportaj
29/12/2016


Yazar Reneta Sibel Yolak "Kişisel gelişim deyince her şeyden önce kendinizi geliştirdiğiniz daha önce bilmediğiniz bir konuda size bilgilendiren, öğreten, düşündüren, vizyonunuzu arttıran bakış açınızı değiştiren kitaplar. Ki gerçekten böyle kitaplara çok ihtiyacımız var."
 
Soru: Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar nerelerde çalıştınız?
 
Reneta Sibel Yolak: Orta öğrenimimi TED Ankara Koleji'nde tamamladıktan sonra liseyi Nişantaşı Anadolu Lisesi'nde okul ikincisi olarak bitirdim. Sonra Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Boğaziçi üniversitesi'nde Gazetecilik Hizmet İçi Seminerini başarıyla bitirdikten sonra yurt dışında Levinski Koleji'nde burslu olarak yüksek öğretmenlik bölümünü bitirdim. Daha sonra Tel Aviv Üniversitesi'nde burslu okuduğum dönemde İsrail Tarihi bölümünde Yüksek lisans öğrencisiyken aynı üniversitede sınavlarda müfettiş danışman olarak çalıştım. Yurt dışında İngilizce öğretmenliğinin yanısıra, yurt içinde Boğaziçi Üniversitesi, Işık Lisesi, Tarabya İstek Kemal Atatürk Lisesi, Özel Yıldız Lisesi, Özel İstanbul Okulu ve Özel İdeal okullarında İngilizce öğretmenliği yaptım. Beykoz Ahmet Ferit İnal Lisesi'nde de Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık öğretmeni olarak görev yaptım. Bu sene de Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık bölümünden mezun oldum.
 
Soru: Yazmaya başlama hikayenizi anlatır mısınız, nasıl geliştirdiniz?
 
Reneta Sibel Yolak: Küçük yaşlardan itibaren yazmak benim için bir sevinç kaynağı, kendimi ifade edebilme yeteneği ve bildiklerimi etrafımla paylaşmak olduğu için ailem ve öğretmenlerim tarafından da desteklendim. Bunun sonucunda bir sürü yarışmaya katılmaya teşvik edildim. İlkokul Orta ve Lisede Kültür ve Edebiyat kolu öğrencisiydim. Yazı dallarında bir sürü ödül alınca (İlkokulda “kompozisyon” birinciliği, TED Ankara Koleji'nde okurken “Gelişim” dergisinin açtığı “anı, makale, gezi ve şiir” dallarında ikincilik, birincilik, üçüncülük ve beşincilik ödülleri) tabii ki motivasyonum daha da arttı. Abdi İpekçi “makale” yarışmasına “İSKİ”, “Kıvılcım Kamgözen” ve üniversitelerarası kompozisyon yarışmalarına da katıldım. Bu arada kitap yazmam gerektiğini biliyordum.
 
Soru: İlk kitabınız ne zaman çıktı? Bugüne kadar hangi kitapları yayınladınız? Konusu neydi?
 
Reneta Sibel Yolak: İlk kitabım bir şiir kitabıydı. Geliri hasta ve fakir çocuklara verilmek üzere taa ilkokul yıllarında yazdığım şiirleri amatör bir şekilde kitap yaptım. Gerçek anlamda ilk kitabım “Mutlu Olmanın Yolları” adlı bir kişisel gelişim kitabıydı. Bu kitabın bu kadar sevilip okunacağı bir sürü baskı yapacağını tahmin bile etmemiştim. Akis ve Ares yayınları bu kitabı Almanya’da ve yurt dışındaki fuarlarda da sattılar ve orada yaşayan Türklerin bu kitabı okuması beni fazlasıyla mutlu etti. Daha sonra bu kitap dergiler ve gazeteler tarafından da hediye olarak okuyucularına verildi. Tabii ki Genç Gelişim dergisinin bu kitabın basılmasında dağıtımında ve yazılarımı yayınlamasında büyük bir rolü vardır. Bu yüzden onlara müteşekkirim. Mutlu Olmanın Yolları kitabı en çok satılan “best seller” kitapların içinde uzun süre yer aldı. İçinde gerçek hayattan alınma hikayeler, Reiki, taşlarla Terapi, Kristallerle şifa, Bitkilerle Terapi, Aroma terapi, Meditasyon Teknikleri gibi konular yer alıyor. Ardından, Evrensel Aydınlanma Terapisi, bu da bir kişisel gelişim kitabıydı. İçinde yine gerçek hayattan alınmış hikayeler ve ayrıca benim kendi kurguladığım hikayeler bulunuyor. Best seller kitaplar arasında uzun süre yer alan Masal Gibi Aşklara kitabı bana Uluslararası Yazar Ödülü getirdi. Bu kitapta “Aşkla” ilgili her şey var. Tanrı aşkından, anne çocuk aşkına erkek ile kadın arasındaki aşktan dillere düşen destansı aşk hikayelerine, hiçbir yerde okumadığınız aşk hikayeleri ve romantizm var. Bu kitap ile romantizmin doruklarında kendinizden geçeceksiniz. Masal Gibi Aşklara kitabı Sevgililer gününde çıktı. Epey ilgi gördü. Sevgililer sevgililer günü hediyesi olarak birbirlerine bu kitabı hediye ettiler. Çanakkale Belediyesi de tüm evlenenlere bu kitabı hediye etti. Tabii tüm bunlar beni çok mutlu etti. Bir de 18 yaşında bir gencin kendisine kitap konusunda soru soran Televizyon muhabirlerine, “En sevdiğim yazar” olarak benim adımı söylemesi gözlerimi yaşarttı. Yahudi Hikayeleri kitabında çevremdeki Yahudi kişiliklerin davranışlarını gözlemlediğim ve okuyucuya aktardığım, en sonunda bir öğüt ve ders veren hikayeler var. Bu türünün bir ilk örneği. Yaptığım araştırmada bazı insanların hikayeleri okurken anlamayacağı terimleri de arkaya bir sözlük koyarak çözmüş oldum. Daha sonra Yaşam Mucizesi, Hayatın Kalbinde Kendini Bulmak Kitabı, Yaşama Sanatı, Yahudi Hikayeleri, Gönül Bahçesi, Ümit Adası, Sevgi Çiçekleri, Bir Aşk Masalı adında diğer kitaplarım yayınlandı. Bunlardan başka Şiir dalında Uluslararası Ladino Şiir yarışmasında dünya birinciliği ödülü aldım. Sonra bu şarkıya beste yaptım ve bir gün kısmet olursa Single veya bir albüm olarak karşınıza çıkacak. Kitaplarımın çoğu kişisel gelişim kitabı. Bir de yeni piyasaya çıkan üzerinde epeyce araştırmalar yaptığım bir araştırma kitabı var. Avrupa da Soykırım Holokost kitabı. Bu kitap için epeyce çalıştım ve araştırmalar yaptım. İçinde yıllar önce Avrupa’da gerçekleşen soykırımın canlı ve gerçek hikayeleri yer alıyor. Hitler Almanya'sında başlayıp neredeyse tüm Avrupa’yı kasıp kavuran öyküler… Yeni çıkmasına rağmen aldığım olumlu eleştiriler; bir çırpıda okunduğu ve çok akıcı olduğu. Bu kitabım da Yahudi Hikayeleri, Gönül Bahçesi, Ümit Adası, Sevgi Çiçekleri gibi Alter yayıncılık tarafından basıldı. Umarım çok okunur ve hakettiği yeri bulur.
 
Soru: Yazarken hangi kaynaklardan besleniyorsunuz?
 
Reneta Sibel Yolak: En önce etrafımı çok fazla gözlemlerim. Bir de acayip meraklıyımdır. Etrafımdaki insanların hikayelerini yazıyorum çoğunlukla ya da gözlemlediklerimi. Çok fazla arştırmacı bir kişiliğim var. Bir de zengin hayal dünyam. Araştırmacı kişiliğim hayal dünyamla birleşince yazılar kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bir de en önemlisi çok fazla okurum. Tam bir kitap kurduyum. İlk hangi kitap çıkmışsa alır okurum. Babam, annem, ablam, dayım, teyzem, kuzenlerim, öğretmenlerim de bana kitaplar hediye ettiler. Öğrenciyken günde bir kaç kitabı bir günde bitiyordum. Hatta o kitap bitmeden uyumuyordum. Şimdi internet yeterince kitap okumaya elverişli. Öğrenciyken yeni aldığım bir kere alıp okuduğum kitapları daha az ücrete geri vererek yeni kitaplar aldığım anlaşmalı bir kitapçım vardı. Bir de dergilerin hediye kitap olarak verdiği bulmacaları çok çözdüm kitap kazanmak için. Bir sürü kitap kazandım haliyle. Daha sonra yazar olduğum yıllarda kitaba fazla para vermedim. Tüm yazar arkadaşlarım ve yayınevlerim bana bir sürü kitap hediye ettiler. Ev tamamen kitap dolu ama hala okuyorum.
 
Soru: Örmek aldığınız yazarlar var mı?
 
Reneta Sibel Yolak: Olmaz mı? Tabii var. Şiir de Orhan Veli. Çünkü ne dediği oldukça anlaşılır. Yıllarca Divan edebiyatı ve Arapça şiirler okuduktan sonra böyle bir şairin şiirlerini okumak ne büyük zevk. Küçüklüğümün ünlü ve acıklı yazarı Kemalettin Tuğcu. Gerçek hayat hikayeleri ve gözlemleriyle kalbimde taht kurmuştur. Polisiye öykülerde Agatha Cristie mesela. Onu da okumayı çok severim. Romanlarını çok beğendiğim Maeve Binchy, İpek Ongun kitapları, uluslararası ödül alan bir sürü yazar ve Dünya edebiyatından daha burada sayamayacağım bir sürü yazar var örnek aldığım.
 
Soru: Çok genç okumadan yazmaya hemen kitap cıkarmaya bakıyorlar bunlara bakışınız nedir?
 
Reneta Sibel Yolak: Bazı kitaplar var mesela. Oldukça yaşlı kişiler yazmış ve oldukça ünlüler. Fakat o kitabı okuduğumda sıkılıyorsam eğer yazanın kim olduğu kaç yaşında olduğu ve ne kadar ünlü olduğu benim için önemli değil. Bir kitabı okuduğunuzda kitabın gerisini merak ediyorsanız, o kitap size kendini okutuyorsa, hiç bilmediğim şeyler anlatıp, öğretip bende güzel duygular uyandırıyorsa o kitap başarılıdır. Tabii ki kitap yazmak için epeyce okumak araştırmak ve belirli bir birikime sahip olmak lazım. Bir de kitabı başkalarına yazdırıp o kitaba kendi ismini koyanları da gözlemledim. Sonuç olarak yazarın diğer kitapları da okunuyor mu? Buna bakmak lazım. Eğer çok genç biri küçük yaşlarda iyice birikime sahip kendi kitabını yazmış ve başarılı olmuşsa onu tebrik etmek gerekir. Basılan çok kitap var. Maalesef kitabın içeriğinden çok yapılan reklama göre insanlar okumayı tercih ediyorlar.Bana söz verdiği halde sözünü yerine getirmeyen (yukarıda adını verdiğim yayınevlerinin dışında bir başka yayıncım), yeni çıkan kitabımı en arkada tozlu raflarda görünce şok oldum. Sonra iyice araştırıp ancak sonunda en arkadaki tozlu raflarda bir adet bulabildiğim ve yayınevinin iyi dağıtıp pazarlayamadığı durumlar da var. Bir başka yayınevim çok popüler olduğu halde kitabımı yeni çıkanların arasında değil de uzun sorgulamalar sonucunda bir kitap evinde ancak çekmecenin içinde bulduğumu da söyleyebilirim. Tam bir şok olmuştu benim için. Kitabı basıyorlar ama pazarlamayı da bilmiyorlar. Pazarlama da kendi başına bir hüner. Kitap iyi ve güzelse iyi tanıtılmıyorsa emeğe yazık. Yazanın gözlerine de yazık. Uykusuz geçirdiğim gecelerde kitabı bitirmek için (zaten iki parmakla yazıyorum) epeyce emek var.
 
Soru: Siz kişisel gelişim deyince ne anlıyorsunuz?
 
Reneta Sibel Yolak: Kişisel gelişim deyince her şeyden önce kendinizi geliştirdiğiniz daha önce bilmediğiniz bir konuda size bilgilendiren, öğreten, düşündüren, vizyonunuzu arttıran bakış açınızı değiştiren kitaplar. Ki gerçekten böyle kitaplara çok ihtiyacımız var.
 
Soru: Anneannenizin Tokatlı olmasına rağmen Tokat’ı hiç görmediğinizi söylemiştiniz. Tokatı merak ediyor musunuz?
 
Reneta Sibel Yolak: Tabii merak ediyorum. Hatta yapılması gerekenler listesinde adı yazıyor. Her şey kısmet. Çok uzun yorucu bir üniversite çalışması ve tez yazımını ve Holokost kitabını yeni bitirdim. Fırsat olursa çok mutlu olurum. Tokat da doğan ve orada yaşayan insanları tanıdıkça çok mutlu oluyorum. Öncelikle anneannem oldukça güzel bir insandı. Nurlar içinde uyusun. Oldukça güzel ve iyi huyluydu. Fazla kimsede bulunmayan bir Hz. İbrahim'in misafirlik kavramı ve insan sevgisini onda gördüm. Evi misafirlerle dolup taşar onlara elleriyle hizmet ederdi. Hatta ona kötü davranan bir komşusunu bile evine davet edip iyilikle davranması gözlerimi yaşartıp beni çok şaşırtmıştı. Kırmızı yanakları vardı ve elmacık kemikleri, çıkıktı yeşil gözleri fidan boyu ve ince beliyle göz kamaştırırdı. Yıllar içinde tanıdığım İstanbul'da yaşayan Tokatlı insanlar da hem kırmızı yanaklı hem de içleri temiz insanlar. İnsan ayırımı hiç yapmam. Oldukça arkadaş canlısıyımdır. Fakat bir Tokatlı görünce kanım ısınıyor. Türkiye'nin en temiz havasına sahip en yeşil yer seçildi Tokat. Dedem Samsunlu. Genel olarak Karadeniz insanları temiz yüzlü iyi, insanlar. Konuşmaları, tatlılıkları, misafirperverlikleri, gelenek ve göreneklerine bağlılıklarıyla bulunması nadir insanlar. Hele ki böyle bir zamanda. İstanbul'da bir sürü değişik yörenin ve huyun oluşturduğu insanları tanıyınca tabii ki içi dışı güzel Tokat insanları bir fark yaratıyor. Uzun zamandır teklifler almama rağmen röportaj vermemiştim. Yerel Tokat gazetesini duyunca hiç düşünmeden “Tamam” dedim. İnsan kötü insanlar tanıyınca ders alıyor ve haksızlıklara uğrayınca da artık “sabah ve akşam ettiğim dualarımda “Yüce Tanrım karşımıza iyi insanlar çıkartsın” duasını ekledim. İnsan nerede doğarsa doğsun, hangi dinden olursa olsun bir vicdan taşıyorsa, etrafındaki insanlara iyi davanıyorsa, haksızlık yapmıyorsa önemli olan bu. İnsan ayırımı yapmam ama Karadenizliler özellikle Tokatlılar genel olarak çok sevdiğim insanlar. Bu yüzden Tokat'a gitmeyi çok istiyorum. Tokat’a ve Tokatlılara içi ve dışı güzel bu insanlara binlerce selam ve sevgiler. Bu vesileyle bu röportajı yapan Tokatlı yazar Turan Yalçın'a da çok teşekkürler ve sevgiler.
 
Soru: İlerde hangi konularda kitap çıkaracaksınız?
 
Reneta Sibel Yolak: Kısmet olursa bir kaç kitaba başladım. Bir tanesi gene “Aşk Öyküleri” ki bu konu oldukça popüler ve içinde etrafımda yaşanan ve hiç kimsenin dile getirmediği öyküler var. Bundan başka bir kaç araştırma kitabı ve artık en çok yazmak istediğim Romanlar var. Bir kaçına başladım ama ne zaman bitiririm. Kim bilir?
 
Soru: Boğaziçi Üniversite'sinde okumak ve yazar olmak isteyenlere neler önereceksiniz?
 
Reneta Sibel Yolak: Öncelikle yazar olmak için çok okumak gerekli. Oldukça büyük bir bilgi birikimi ve hayal gücü de gerekli. İyi gözlemleyen, meraklı insanlar genelde yazar oluyor. Boğaziçi Üniversite'sinde okumak için de herhalde bilinçli çalışmak ve sorumluluk duygusuna sahip olmak gerekiyor. Eskiden özel okullar burayı doldururdu. Üniversite eskisinden daha çok öğrenci alıyor ve kontenjanında artış var ve aynı zamanda girişte dil puanını kaldırdı bu yüzden Anadolu'nun bir sürü okumaya ve öğrenmeye bilgiye susamış genci üniversiteyi dolduruyor. Yazar olmak özveri gerektiriyor ve uykusuz gecelere katlanmak gerekiyor ama kitabınız okununca çok mutlu oluyorsunuz. Maddiden çok manevi tatmin var. Özellikle kitabınız hakkında bir kaç güzel söz ve iyi eleştiri almak tüm yorgunluğunuzu alıyor.
 
Reneta Sibel Yolak Hanım, çok güzel ve içten bir röportaj oldu. Umarım bu röportajı okuyan bir kurum ve yetkili sizi Tokat'a davet ederek konferans vermenisi sağlar. Çok teşekkür ederiz.


908 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ahmet Bilgehan Arıkan ile Röportaj - 30/03/2020
Siz de "Umut Adına Martı Olmak" isterseniz bize tanıtımlarda destek olabilirsiniz.”
Burak Kılıçaslan ile Röportaj - 30/03/2020
İyi yazmak, çok okumaktan geçer. Bellek ne kadar çok dolarsa, o kadar fikir üretir ve kalem erbabının kalemi bir o kadar verimli ve kuvvetli olur.
Erhan Gök İle Röportaj - 06/05/2017
Bence inançlı olan hikâyesine, hayal gücüne güvenen herkes kitap çıkarmıştır. Veya bunun hazırlığındadır.
Ünal Kar İle Röportaj - 06/05/2017
Tokat yakın zamanda kültür ve sanat alanında marka şehir olarak tüm dünyanın hafızasında yer edecektir.
Cemal Kutay Kahraman İle Röportaj - 03/02/2017
"Milli sporcu olmam bana çok şey kattı. Kendime olan güvenimi kazanmamda etkili oldu.”
Mamurjon Akhmatjonov İle Röportaj - 05/12/2016
Özbekistanlı Üniversite Öğrencisi Mamurjon Akhmatjonov:
İşaret Dili Tercümanı Faruk Bilge ile Röportaj - 18/11/2016
İşaret Dili tercümanı Faruk Bilge: "Öğretmenler işaret dilini iyi bilerek üniversitede okula atanmalı"
Erdem Öncül ile Röportaj - 03/11/2016
Erdem Öncül ile Röportaj
Ali Özkanlı ile Röportaj - 12/10/2016
"Öğretmen, kendisine, ailesine ve topluma örnek olmalı, bilgi ve tecrübesiyle onları aydınlatan bir güneş gibi olmalıdır."
 Devamı