• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
Tasarım & Yazılım
Takvim
Site Haritası
Turan Yalçın
İşaret Dili Tercümanı Faruk Bilge ile Röportaj
18/11/2016


İşaret Dili tercümanı Faruk Bilge: "Öğretmenler işaret dilini iyi bilerek üniversitede okula atanmalı"
 
Soru: Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?
 
Faruk Bilge: Adım Faruk Bilge. 1965 Sivas doğumluyum. İlkokul, ortaokul, lise öğrenimimi Sivas'ta yaptım. Okul hayatımda çeşitli işlerde çalıştım. Aileme katkı amaçlı. Askerden kısa süre sonra kamuda bir yıl DSİ 19. Bölge Müd. çalıştım. Daha sonra TCDD'ye girdim. Yaklaşık otuz yıla yakın kamu hizmetinden bir buçuk sene önce emekli oldum. Kamuda çalışırken bir taraftan ek olarak 1995 - 1999 yılları arasında beş yıl radyo proğramcılığı ve yönetiminde görev yaptım. Çok sayıda açık hava kapalı salon programları sundum. Radyo ve televizyonlarda şiir programlarına katıldım. Yerel radyoda şiir programı yaptım. Yine ilahi tarzında üç sanatçı arkadaşıma albüm yapımında büyük katkı sağladım 1999 ve 2012 yılları arasında. Bu albümlerle ilgili Sivas'ta konserler yaptım. 1992 ve 2016 ve halen işitme engelli arkadaşlarımızla her konuda yardımcı olup ve Sivas İşitme Engelliler Derneği yönetim kurulu üyeliği ve dernek tercümanı olarak görev yapıyorum... İşitme engelli insanların hayatlarını kolaylaştırmak her alanda Mustafa  Epik ile beraber birçok proje ve programları yapıyoruz... ENGEL OLMA DESTEK OL... TV programı halen devam etmekte... Şimdiye kadar birçok dernekte görev yaptım. Ayrıca edebiyatı seviyorum. Kısa adı Sifahod olan Sivas Fasıl Heyeti Aşıklar ve Halk Oyunları Derneğinde Yönetim Kurulu üyesiyim. Sunum ve şiir seslendirmesi yapıyorum. Kısaca böyle... 
 
Soru: İşaret dili ile tanışmanız nasıl oldu nasıl geliştirdiniz?
 
Faruk Bilge: Bizim deri giysi, kemer ve çanta üzerine dükkanımız var. Yanımızdada Sivas İşitme Engelliler Derneği vardı. Cep telefonu yok o zaman. Arkadaşlar bizim dükkanın telefon numarasını evlerine vermişler bizlerle bazı konularda iletişim kurmamız isteniyordu biz de yazılı anlaşıyorduk... İşte akşam eve erken gideceksin gibi zaman geçtikçe yavaş yavaş bazı kelimeleri öğrendim. İşaretle fakat çok azdı. Her şey Mustafa Epik'in Sivas'a tayin gelmesiyle başladı. Hem teknik olarak hem de geniş bir yelpaze olarak... İşaret dili eğitimi başlattık tekrar bende katıldım... Derken tamamen içinde buldum kendimi.
 
Soru: İşaret dilinin toplumumuz için önemini anlatır mısınız?  
 
Faruk Bilge: Dünyada her insan ve topluluklar gibi işitme engelli insanlarda her şeyden önce insan olduğunu ve onlarında diğer insanlar gibi ya da diğer insanlarda olmayan özelliklerinden faydalanmak ve devletimize, milletimize ve ailesine katkı sağlayacağı değerleri vardır. Bunların önünü açmak lazım. Şunu kesin bilmek lazım ki. İşitme engelli ile iletişimin yolu işaret dilini bilmekten geçiyor... Bilmediğinizde büyük ihtimal problem olur... İnsanların doğrudan ya da dolaylı olarak bütün resmi kurumlarda ve büyük iş yerleri mecburi olarak ön iletişimi sağlayacak kadarda olsa işaret dili bilen çalışanını bulundurmalı.
 
Soru: İşaret dilinin bir işitme engellinin eğitimde yerini anlatır mısınız?
 
Faruk Bilge: İşaret dili edebiyatı sözlüğü şuan ülkemizde tam olarak yayılmış değildir yörelere göre değişiklikler bir hayli fazla. Türk Dil Kurumu Sözlüğü başta eğitim kurumlarındaki eğitimcilerin işaret dilini iyi bilmesi. Sonrası usule uygun öğretilmesi ve aileler çok önemli bu sözlüğü güzel bir şekilde uygulamalı rastgele işaretlerle sıkıntı meydana geliyor. Zira işitme engelli insanlar lise mezunu olmuş ama sağlıklı insanlar gibi aynı seviyede değil aksine ilkokul 3-4. sınıf öğrencisi gibi. Eğitim çok zayıf zira ekpss sonuçları bunun en güzel örneği. Eğitimin şekli yeniden titizlikle incelenmeli. Başta öğretmenler işaret dilini iyi bilerek üniversitede okula atanmalı... Bir başka ülkenin dili gibi..
 
Soru: İşaret dili ile tv proğramı bile yapıyorsunuz. Bunun öneminden bahseder misiniz?
 
Faruk Bilge: Tv programı 2015'te  başladı. Engel olma destek ol programı. Türkiye'de bildiğimiz kadarıyla ilk program... İşitme engelli Mustafa Epik ile başladık. Orada tercümanlık yapıyorum. Eskiden engelli çocuğu olan aile kendini suçlu hissederdi. Devletimizin de büyük katkıları var. Her şeye rağmen işitme engelli insanların seyredeceği sorunlarını ve yapması gerekenleri ekrandan rahat bir şekilde izlemek. Eksikleri tamamlamak, hayattan bir takım bilgileri almaktır... Konularına ve anlamlarına göre.. Programda işitme engelliler ve diğer engelli gruplarıyla birlikte engelli olmayanlarla hayatı paylaşmanın her konudaki özetini yapıyoruz...
 
Soru: İşaret dili öğrenen çok ama işitme engelliler ile iletişime geçen onlara faydalı olmak isteyen az ne dersiniz?
 
Faruk Bilge: İşaret dilini öğrenmek isteyen insanlar Sivas'ta verilen eğitimlerle birlikte yavaş yavaş artıyor. Bu da sevindirici. Bu gönül işi zorunluluk yok... Kimi hobi olarak kimi bundan iş bulabileceğini düşünerek ya da üniversitede bazı bölümlerde seçmeli ders veya zorunlu olması bunu ciddi anlamda etkinleştiriyor... Biz bunu görüyoruz...
 
Soru: İşaret dilinin yaygınlaşması için neler yapılmalı?
 
Faruk Bilge: İşaret dilinin yaygınlaşması önce işitme engelliler okullarında görev yapacak öğretmenler üniverside mecburi eğitimini alıp okula atanacak bu oradaki öğrencinin de kalitesini yükseltecektir. Aileler, devlet desteği ile işaret dili eğitiminden geçirilmeli daha okula başlamadan çocuğa ailede eğitim verilsin. Üniversitelerdeki bazı bölümlerde tıp, sosyoloji, psikoloji, ilahiyat, sosyal hizmetler, el sanatları, hukuk vs. gibi önemli bölümlerde işaret dili eğitimi mecburi olmalı. Ayrıca bu bölümlerin ilgili lise bölümleri de içine alınmalı. Devletimizin bu konuda yapacağı seferberlik çok faydalı olacaktır.
 
Soru: İşaret dili öğrenen gençlere bunu faydalı hale getirmeleri için ne önereceksiniz? 
 
Faruk Bilge: İşaret dili öğrenen bir genç özellikle büyüklerimizin dediği gibi "Bir lisan, bir insan" İşaret dilini öğrenen insanın iki insan olduğunu söylüyorum. Bu zenginliktir. Bilginin zararı olmaz. İnsanlara ve insanlığa faydalı bir iş yaptığını ifade etmek gerekir. Ailesinde şu an yok ama ileride yakınlarında olabilir... Rahatlıkla katkı sağlar bildikleriyle...
 
Soru: İşaret dilinin yaygınlaşması için belediye, üniversiteler ve valilik gibi kurumlar neler yapmalılar?
 
Faruk Bilge: İşaret dilinin yaygınlaşması için şehir merkezlerinde bir yer istihdamı yaparak orada tüm işitme engelli diğer engelliler ve gönül verenler rahatlıkla bir araya gelmeli burada faaliyetler devam ettirilmeli. Kurumlar kendi içlerinde duruma göre işaret dili tercümanı istihdam etmeli... Tüm kamu personeli bu konuda belirli sürelerde eğitime tabi tutulmalı. Üniversitelerde akademisyenler bu konuda çalışma yapmalı ve çeşitli konferanslar düzenlenmeli... Sivas'ta belediyemiz çok önemli adımlar atmaktadır işaret dili eğitimi yaygınlaşmasında. İşitme engellilerin çocukları veya anne baba kardeşleriyle olan günlük hayattaki iletişimlerini hayat akışını Valilikle aile ve sosyal politikalar il müd. aracılığıyla yapılmalı. Yine diyorum her kurumda en az bir tane işaret dili tercümanı olması mecburiyeti olmalı.
 
Soru: İşaret dili konusunda başka ne anlatacaksınız?
 
Faruk Bilge: İşaret dili hakkında insan hayatının bir başka iletişim şeklidir. Bu kardeşlerimizin sağlıklı insanlar gibi kendilerinde olan her türlü yeteneklerini ifade edebilmelerini sağlayacak bir eğitim ve bu ifadeleri yerine getirebilecek aile kurum ve kuruluşların oluşabilmesi mecburidir. Aksi halde bu insanlarımızın çoğunu dilini bilmediğimiz ya da öğretmediğimiz için zayi etmiş oluruz... Son olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Tarihinde 4-5 sene önce Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na ve bir çok il müdürlüklerine işaret dili tercümanı atadığı için... Saygılarımla...
 
Çok güzel bir röportaj oldu. Faruk Bey, İşitme Engelliler ve aileleri size işaret diline katkılarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorlar.


1414 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Burak Kılıçaslan ile Röportaj - 30/03/2020
İyi yazmak, çok okumaktan geçer. Bellek ne kadar çok dolarsa, o kadar fikir üretir ve kalem erbabının kalemi bir o kadar verimli ve kuvvetli olur.
Ahmet Bilgehan Arıkan ile Röportaj - 30/03/2020
Siz de "Umut Adına Martı Olmak" isterseniz bize tanıtımlarda destek olabilirsiniz.”
Erhan Gök İle Röportaj - 06/05/2017
Bence inançlı olan hikâyesine, hayal gücüne güvenen herkes kitap çıkarmıştır. Veya bunun hazırlığındadır.
Ünal Kar İle Röportaj - 06/05/2017
Tokat yakın zamanda kültür ve sanat alanında marka şehir olarak tüm dünyanın hafızasında yer edecektir.
Cemal Kutay Kahraman İle Röportaj - 03/02/2017
"Milli sporcu olmam bana çok şey kattı. Kendime olan güvenimi kazanmamda etkili oldu.”
Reneta Sibel Yolak ile Röportaj - 29/12/2016
Reneta Sibel Yolak ile Röportaj
Mamurjon Akhmatjonov İle Röportaj - 05/12/2016
Özbekistanlı Üniversite Öğrencisi Mamurjon Akhmatjonov:
Erdem Öncül ile Röportaj - 03/11/2016
Erdem Öncül ile Röportaj
Ali Özkanlı ile Röportaj - 12/10/2016
"Öğretmen, kendisine, ailesine ve topluma örnek olmalı, bilgi ve tecrübesiyle onları aydınlatan bir güneş gibi olmalıdır."
 Devamı