• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905334645270
Okuyalım, Okutalım
Takvim
Site Haritası
Turan Yalçın
Röportaj: Yalkın Tuncay - Kuantum
16/08/2016
 
 
 
"Kuantumun temelinde vahdet görüşü hakimdir"
 
Soru: Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz? Nerelerde çalıştınız bugüne kadar?
 
Yalkın Tuncay: 1966 Ankara doğumluyum. Hacettepe Üniversitesi iktisat mezunuyum. Bankacılık sektöründe; müfettişlik ve birim müdürlüğü, Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundum. Hayatı sorgulama ve gerçeğimi öğrenme hevesi, beni pek çok alanda araştırma ve incelemeye yöneltti. Okul hayatımın ilk yıllarında başlayan tasavvufa ilgim küçük yaşlardan itibaren binlerce kitabı ve görüşü incelememe sebep oldu. Bankadaki yurt dışı işlemlerle ilgili görevim nedeniyle yurt dışı seyahatlerim, müfettişlik nedeniyle de yurt içi seyahatlerim bana pek çok kültürü ve yaşam tarzlarını inceleme fırsatını sundu. Diğer yandan sanata olan sevgim ve merakım da beni bırakmadı. Kaligrafi, hat, resim konularında kişisel ve karma sergilerim oldu. 
 
Soru: Bugüne kadar çıkardığınız kitaplar ve konusu nedir?
 
Yalkın Tuncay: Bugüne kadar muhtelif yayın organlarında ve dergilerde pek çok makale ve yazı çalışmalarım yer aldı. Basılan 4 kitap çalışmam bulunmakta olup, ilk ikisi kendi çabalarımla basıldı. 
 
Astroloji Mucizesi ve İslam (1999) Kökleri Hz. İdris'e dayanan Yıldız İliminin, Kuran, hadis ve tasavvuf ehlinin görüşleri doğrultusunda incelendiği bir kitap çalışması idi. Ve dönemin bu tarzda yazılan kapsamlı ilk kitaplarından biridir.
 
Kuantsal Birlik Bilinci ve İlahi Aşk (2005) Kitabım tasavvuftaki vahdet görüşünü, günümüz kuantum bilgeliği dahilinde kuantsal birlik bilinci diyebileceğimiz esaslara göre izah etme gayretinde bir çalışma idi. 2. bölümünde ise İlahi Aşk persfektifinde Muhyiddin Arabi Hz. nin dinamiğinde kitabın ilk bölümünün tasavvufi içsel bir açılımı ve çözümünü içermektedir.
 
Kuantum Tasavvuf (2015) kitabımız ise Kuran ve hadis temelinde farklı farklı algıladığımız teknik terminolojilerin temelde nasıl temel tek bir esasa, Bir'liğe işaret ettiğini vurgulayan bir çalışma idi. Çok ilgi ve destek gördü. Pek çok yeni açılıma ve çalışmaya esas olduğunu görmek beni ziyadesiyle memnun etti. 
 
Son yayınlanan kitabım ise Allah'a Dost Olmak (2016). Ehli sünnet vel-cemaat çizgisinde hazırladığım çalışma müslüman nedir, sorusuyla başlayıp, hizmet ehli olmanın kötülükten sakındırıp iyiliği emretmenin çabası içinde mümine yakışan bir dava adamı hüviyeti sunuyor inananlara... Bir başucu kitabı niteliğinde. Şeriat- Tarikat düzleminde ele alınan bu kitabımız, hakikat-marifet düzlemindeki Kuantum Tasavvuf kitabımızı tamamlayıcı bir çalışmadır.
 
Soru: Kuantum konusunda çalışıyorsunuz. Kuantum nedir kısaca anlatır mısınız?
 
Yalkın Tuncay: Günümüz biliminin ulaştığı pek çok açıklama ve detay mevcut. Aynı zamanda kuantum ile ilgili çalışmalar zannettiğimizin ötesinde çok uzun yıllar geriye gidiyor. Aslında tasavvufi terminolojide yer alan pek çok ifade kuantum fiziği içinde yer alan pek çok anlatımda yerini daha sağlıklı buluyor, daha doğrusu daha iyi bir şekilde yerli yerine oturuyor. Bu noktada tasavvufi terim ve terminolojiyi, kuantum, holografik yapı gibi tanımlamaları öğrenince daha farklı bir gözle (çok boyutlu ancak gerçeğe daha yakın bir anlayışla) tanımlama ve anlama mümkün olabiliyor. Kuantumun temelinda vahdet görüşü hakimdir. Çünkü tüm yapıların görünen ve görünmeyen tüm yapı ve birimlerin ortak olduğunu, bire bir ve zamandan münezzeh olarak bağlantı halinde olduğunu ifade eder. Tüm sistemler birbiriyle an ve an iletişim halindedir. Ve ilginç olan ise varlık ve yokluk ifadesinin çokluk boyutunda anlam kazandığını bize ispatlar. Çünkü gözlemcinin olmadığı bir ortamda gözlemlenen yok hükmündedir. Varlığa sebep; çokluk ve ikiliktir. Kuantsal boyutta her şey mümkündür. Sonsuz olasılıklar denizinde, dokunduğunuz seçeneğin sonuçları otomatik olarak oluşur, varlık kazanır. Tümde olan bilgiler, parçada; parçadaki özellikler ise tüme aittir. Bu noktada tüm kainat, tüm evren ve hatta bizler merkez konumunda oluveririz. Bunları algılamak ve sindirmek elbet kolay değil, ancak algılarımızı bu doğrultuda oluşturmak mecburiyetinin olduğuna inanıyorum.
 
Soru: İleride hangi konuda kitaplar çıkarmayı arzu etmektesiniz?
 
Yalkın Tuncay: Gelecekte hazırlayacağım ve halihazırda üzerinde çalıştığım kitaplar, mevcut çalışmaların daha da ötesinde olmak zorunda, en azından okuyucuya bugüne kadar duymadığı ya da cevabını tam veremediği sorulara yanıt verecek nitelikte olmak zorunda. Bu doğrultuda bir kaç çalışma bir arada yürüyor. En azından okuyucuyu şaşırtıp, demek ki bu iş bundan dolayı imiş, demek bunun anlamı da buymuş şeklinde tamamlayıcı ve konuya dikkatini çekecek bir çalışma olmalı, en azından yolculuğundaki hızını arttıracak bir etki yaratacak çalışmalar olmalı diye düşünüyorum. Ünlü mutasavvıf Muhyiddin İbn Arabi' (KS) nin çok anlamlı bir cümlesini alıyoruz yeni kitabımızın ismi olarak. Diğerinde ise  zikir, vird, hatme, rabıta, toplu yönelişler, telepati gibi pek çok uygulamanın metafizik ve bilimsel karşılıklarının bulunduğu bir çalışma planlıyorum.
 
Soru: Yazdığınız kitapları okuyan insanlar sizce neler kazanırlar?
 
Yalkın Tuncay: Okuyucunun daha geniş bir vizyondan bakışını sağlamak şeklinde özetleyebiliriz. Belki de gereksiz olarak gördükleri pek çok dini uygulamanın aslında insana ne kadar büyük değerler kattığını anlayacaklardır. Düşünün ki herşey birebir iletişim halinde. Bu bilgiyi alan bir insan nasıl dedikodu edebilir, nasıl kötülük düşünebilir, ya da nasıl başkasına zarar verebilir? Bütünlük algısına sahip olan biri düşüncelerinden bile sorumluluk duymaya başlarsa işte tasavvufi yapının ilk basamağında ilerlemeye başlamış olur. Sizin söylediğiniz bir sözün, başkası hakkındaki düşünce ve fikirlerinizin tüm kainat üzerindeki etkisini gördüğünüzde islami yaşantıdaki kuran emir ve hadis önerilerinin hakiki manasını daha iyi kavrama imkanına da kavuşursunuz.
 
Soru: Kuantumun gerçek manada toplum tarafından anlaşılması hangi sorunlara çözüm olur?
 
Yalkın Tuncay: Toplumsal barışı sağlar. Münafıklık dediğimiz çağımızın en büyük hastalığına çözüm olabilir. Bireysellikten toplumsal algıya geçişi kolaylaştırır. Hatta kendini düzeltmenin topluma en büyük katkıyı sağlayacağı fikrini de olgunlaştırır ve bu konuda gayretli olur.
 
Soru: Kuantumu anlayan insan ile anlamayan insan arasında farklar sizce nedir?
 
Yalkın Tuncay: Batının dayatması 'sen değerlisin ve önceliklisin' fikrinin, gerçekte 'sen başta kendini düzeltmelisin, başkalarını suçlama, önce kendini sorgula, geliştir... ve  doğru ol' mesajı olduğunun ayırdına varabilir. Önce ben diyen bir toplumdan, önce sen diyen bir topluma geçiş ...
Aslında maddeci anlayışın yerine 'insani ve kurani bir yaklaşım' arasındaki fark diyebiliriz özetle.
 
Soru: Bu konular sadece kitap okuyarak uygulamakla da çözülebilir mi?
 
Yalkın Tuncay: Kitaplar sadece uyarıcı faktörlerdir. Önemli olan amellerdir, tatbikattır. Yani hayata geçirebildiklerimiz ve çıkarabildiğimiz derslerdir alabildiğimiz, öğrendiklerimiz. Eşimizle, çocuklarımızla, patronumuz ve çalışanlarımızla ilişkilerimizde öğrendiklerimizin ne kadarını hayatımıza geçirebiliyoruz. Sinirlilik, nefret gibi duyguları hangi alanda ve nasıl kanalize ediyoruz, bu ve benzeri soruları tüm öğrendiklerimiz dahilinde nasıl yaşıyor ve uyguluyoruz bunları iyi tahlil etmek gerek. 
 
Soru: Bu konuda hangi kurslarınız var? 
 
Yalkın Tuncay: Bu konuda geçmişte kişisel gelişim derneğimizde tasavvuf ve kişisel gelişim başlıklarında değerli dostlarımla pek çok eğitim ve seminerler verdik. Talep olması halinde, içeriğinde pek çok kadim bilginin de yer aldığı kuantum, tasavvuf, kişisel gelişim ve sistemi daha iyi okuyabilmek adına eğitim ve seminerler planlanabilecektir.
 
Soru: Başka neler anlatacaksınız?
 
Yalkın Tuncay: Her birey/ birim kendi dünyasını ve gerçekliğini inşa eder doğduğu andan itibaren. Temelinde sünnetullah dediğimiz sistemin kurallarına ve birimin yaradılış gayesine dönük bir inşa ve oluşum sürecidir bu. Yaptığınız çalışma, uygulama, sorgulama, öğrenme çabalarınızla bu döngüyü kırabilirsiniz. Ya yaşamın dişlileri içinde sıradan bir birim olarak yaşamınız sonlanır, ya da ilerleme, nefs tekamül çalışmaları, yükseliş, diriliş, uyanış, tekamül vs gereği (içinde bulunduğunuz yapının terminolojisi ne ise) ; sizler sistemin çarkları olmaya başlarsınız, ya da diğer bir ifade ile O'nun yürüyen ayağı, gören gözü, işiten kulağı olursunuz.
 
Çok teşekkür ederim. Çok güzel röportaj oldu.


2917 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çay Felsefesi - 13/08/2021
Cömert tanınmak ve bilinmek istiyorsak çay ikram etmekten, çay ikramlarını sevgi ile kabul etmekten kaçınmamalıyız.
Karınca Fabrikası - 03/05/2021
Karınca Fabrikası
Bizim için Bizsiz Asla - 22/04/2021
Bizim için Bizsiz Asla
Maşallah - 21/04/2021
Maşallah
Güçsüzleri Koruyan Oğlum - 21/04/2021
Güçsüzleri Koruyan Oğlum
Coşku ile Dolu Oğlum - 14/04/2021
Ömür boyu coşkulu yaşamın seninle, ailenle, iş arkadaşlarınla, tüm milletinle, insanlıkla paralel olarak devam etmesini dilerim.
Bilgi ve Sevgi Temelli Oğlum - 14/04/2021
Bilgi ve sevginin temel değerler olduğu toplumların sırtının asla yere gelmeyeceğine inanmaktayım.
4 Yılda 650 Kitap Okumak - 10/02/2021
4 Yılda 650 Kitap Okumak
Telif - 28/01/2021
“Gerçek telif mutluluktur”
 Devamı
Fikir Konağı
Abdullah Küçük
Ev Hapsi Günlerinden

Ali Haydar Koyun
Rakamlarda büyük, güç de zayıf olan topluluk

Derya Kadıoğlu
Yalvaç'ın İnsanları

Fırat Han Koçak
Dünyayı Sömüren Küresel Çeteler - 4

Hanife Mert
Eylül ve Hüzün

Zehra Gaylan Yüksekkaya
"Sahi, Neydi Bayram?"

Abdullatif Acar
Umut Adına Martı Olmak

Afşin Selim
Kitapla Diriliş

Ahmet Aytaç
Yazmak kolaydır, Okutturmak büyük marifet ister...

Altun Özmeşe
Kalpteki Kor Parçası

Aslı Ersoy
Zıtlıkların Öğretisi*

Aynur Hazar
Nice Ömürler Eskir Yaşamanın Teninde

Ayşen Kurban
Eksiğim

Aytekin Duran
Görmek ve Duymak Nasıl Bir Duygudur...

Beyhan Uygur
Şekerci Dede ve Tonton Eşi

Burak Kılıçaslan
Burak Kılıçaslan: Emin Demir ile "Ferman" Üzerine Bir Söyleşi

Çağrı Cebeci
Çağrı Cebeci: Yaşlılık

Dilruba Başak
Her Şey Sevince Güzel

Diyanet İşleri Başkanlığı
Öfkeye Hakim Olmak

Engin Dinç
Dil Belası

Ergül Yılmaz
Bir Demet Şiir

Gamze Karadağ
Kayahan Demir: Gaipten Sesler

Gamze Parlak
İnsanlık Nereye Gidiyor

Gözde Karadağ
Gözde Karadağ: Hakan Yusuf Yılmaz - Alpagut Budun 1 Beklenmedik Keşif

Gülhan Teke Genç
Evrildik (mi?)

Hatice Yatkın Yetişen
Adımı Unutma (İmza: Kadın) / Kitap Yorumu

Havva Yaşar
Tefekkür Üzerine Hasbihal

Hayrettin Gönül
Zaferimiz Daha Bir Yaşında!

İbrahim Ethem Gören
Bir Burak bekleniyor!

İlhan Özgür
Türk Eri

Kaşif Meriçli
Kaşif Meriçli: Little Fugitive

Mahmut Ferhat Alptekin
Demokratik Sol

Mecbure İnal Vela
Çizdim, oynamıyorum!

Mehmet Aydın
Ömer Faruk Kaya: Sus ve Bana Aşkı Anlat

Merve Güney
Güneşin Kızı Biterken

Meryem Seyda Parlak
Psikoloji’ye (Ruh Bilimine) Olan İhtiyaç

Muharrem Dere
Doğu, Batı. Dost, Düşman! Kime Göre?

Murat Ginlik
Kısacık ve Çok Uzun Bir Hikâye

Murat Şaşzade
Küçük Tuhaflıklar

Mustafa Gündoğdu
Ölüm Var...

Nagihan Örsel
Sadece SEN!

Nazan Arısoy
Yağmur'un Aşka Teslim Oluşu

Necati Dilek
Uğruna Şiirler Yazılan Kadın

Necdet Bayraktaroğlu
Büyük Türk Devlet Adamı Timurhan'ın Hayatı, Vasiyeti ve Yasası olan Tüzükat-ı Timur

Nermin Güday Kaçar
Asker Yolu Beklerim

Nurcan Dağ
Yalancı Pollyanna Kitap İncelemesi

Nurhan Işkın
Dedemin Saati

Nurittin Günay
Babamın Jübilesi

Özlem Akşit
Selamlaşma Geleneğinin Toplum ve Gençliğimiz İçin Anlam ve Önemi

Pakize Şeyma Kandemir
Salgının Yeni Yazarları 1

Selahattin Doğan
İyilikde İnatlaşmak

Şükran Pınarcan
Duran Çetin Cüneyt kitabı yorumu

Turan Yalçın
Çay Felsefesi

Yasemin Ilgın
Yasemin Ilgın: Hayallerim

Zeynep Didem Gezgin
Merhamet