• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kitapkonagi
Tasarım & Yazılım
Takvim
Site Haritası
Turan Yalçın
Ailece Görüşülen Dostluk
12/07/2016

Sevgili Dostum,
Birbiri ile gerçek manada dost olan insanlar eğer evli ve iş sahibi iseler, tanıştıktan sonra da ailelerini, varsa çocuklarını tanıştırıp kaynaştırarak, acı ve tatlı günlerde yardımlaşma, bilgiyi ve yaşama  prensiplerini birbirlerinden öğrenme yollarını  öğrenerek dostluğun daha çok kaynaşmasına vesile olurlar.

Sevgili dostum,
Ben dostlukların kaynaşılan bir  dostluk olmasını isterim. Sadece siyasi parti mitinglerinde ya da sivil toplum kuruluşlarında  konuşulan, sonradan ailece konuşulmayan, kaynaşılmayan, cemaatleşme ayırımı yapılmayan bir dostluk istemekteyim. Ne yazık ki bizi sevdiğini söyleyen, bizi dost kabul eden, öyle iddia eden insanları eve davet ettiğin, ailece kaynaşalım dediğin zaman ret etmeleri de ret gerekçelerinin bizi tatmin eden bir gerekçe olmayışı da gerçek dostluğu benimseyen bana dokunur.

Sevgili dostum,
Bazen kitaplarda, insanların ailece katıldıkları güzel dostlukları okuyunca, biz de neden böyle dostluklar kuramıyoruz? Diye düşünmüşümdür her zaman.

Biricik dostum,
Toplumun sadece maddiyata bakması ve sadece siyasete bakması, sadece olumsuzluklara bakması, kalbini ve beynini geniş tutan insanların az olması benim üzülmeme sebep oluyor. İnsanlar dindar olduklarını iddia ediyor ama sadece namaz, oruç gibi ibadetlerin, yeterli olmadığını, dostluklar kurmanın, bu dostlukları sevgi ile büyütmenin de büyük ibadet olduğunu anlamadıkça, bunu toplum kesimlerine de anlatmadıkça, dostlukları yaşamadıkça, bizim için sevdiğimiz dostlarımızı ailemiz içinde severek onları da birbiri ile tanıştırmadıkça dostluktan bahsetmeyelim değil mi?

Sevgili dostum,
Dostluklara önem vermekteyiz ama insanlara baktığımız zaman gelişmediklerini, kiminin sadece sempati duyduğu parti penceresi dışında dünyaya bakamadıklarını, kiminin de sadece maddiyat penceresinden baktıklarını, bu durumda da büyük resmi, insanların gelişimini göremediklerini, insanlara ve hayata hakkında sağlıklı düşünceler üretemediklerini görerek üzülmekteyim. 

Canım dostum,
Bir insanın ailesini ihmal etmesini, ailesini bilgili, kültürlü ve sevgi dolu iş arkadaşları ile tanıştırmamasını, sadece siyasi görüşüne paralel, sadece dini görüşüne paralel olan insanlarla tanıştırmasını yadırgarım. İşte insanlar sadece  kendi görüşlerine yakın insanlarla dostluklar kurduklarından insanlar dostu az insanlar olarak yaşıyor. Dostlukları sağlam kuran, bunu da ailesi ile paylaşan insanlar daha rahat ve hayattan zevk alarak yaşıyor.

Canım dostum,
Kim ne derse desin, dini cemaatlerden olsun, sivil toplum kuruluşlarından olsun, siyasi partilerden olsun toplumun geniş kesimlerine hitap etme kaygılarının olmadıklarını görmekteyim. İnsanlar sadece kendini tatmin eden çevrelerde yaşamaktalar. Başka tanımadıkları insanlar onlar ile işbirliği yapmak isterse, “Ne güzel insanlar iş birliği yapmak için bize müracaat etmekte, bize el uzatana biz de kalbimizi uzatalım, bir şu adamı tanıyalım, kaynaşalım” diyecek yerde bu adam neye bize aradı? Bir çıkarı mı var? Aman bizim arkadaşlara zarar vermesin” diyerek olumsuzluklar ile hayatlarını şüphe, desise, yeislerle sürdürmekteler. 
Kısaca hayatı zorlaştırmaktalar.

Can dostum sevgili kardeşim,
Bunun yanında el uzatan insanları sevmek, dostluk kurmak, insanların sadece vücuduna değil, insan olduğu için insanca değer vererek, ondan faydalanma, onu aile ile tanıştırma, sonrasında ona gereken değeri vererek ikramlarda bulunma yollarını da arar. Çünkü olumlu düşünmeyi öğrenmiş ve sevmeyi de hakiki manada bilmiştir. Hakiki manada seven insanlar da maddi şeylerde huzur aramazlar. Maddiyatta huzur bulduğunu söyleyenler yaşlanıp da güçten düştükleri zaman  sıkıntıyı da beraberinde getirdiğini görürler.

Canım dostum,
Maddiyata değer veren, evi ve arabası olunca kendisini dünyanın en büyük adamı olarak görerek, milleti aptal yerine koyarak, kendisini haklı çıkarmak için olmadık yalanlarla komik duruma düşen insanlara her zaman midem bulanır. Ne yazık ki çevremdeki insanların çoğu böyle insanlar. Karşısındaki insana değer vermeyen, değer veriyormuş gibi onu yalancı çıkaran küçümseyen insanlara bizim nasıl değer vermemizi beklerler acaba? 

Canım dostum,
Bizler sevebildiğimiz kadar dostuz, ama gerçek manada sevebildiğimiz kadar. Akrabalık kan bağı ile olan akrabalık ise akrabalarımızı sevmeliyiz. Ama akrabalarımız gerçek manada bizi sevmez ve durmadan bizde olmayan şeyleri sanki varmış gibi isterse ve veremediğimiz zaman da adımız cimriye çıkarsa ne yapalım? O zaman kan bağı olmayan ama gönül bağı ile senin gibi bizi hakiki manada seven insanları dost bilmek ailece onlarla sohbet etmek kaynaşmak bize zevk verir. İşte bende bunu yapıyorum. Akrabalık demek kan bağı olan demek değil insanı anlayan hakiki manada seven demek.

Can dostum,
Koskoca bir kurumda çalıştım. Yüzlerce kişinin içinde sadece ailece görüşeceğimiz 2 kişi ile dost oldum. Sonrasında, sadece siyaset ve maddi şeylerin konuşulduğu 10 kişinin de hep bir ağızdan vücut dili ile “Ben yatarım, ben yatarım. Ben milliyetçiyim, ben milliyetçiyim, ben seni sevmem ben seni sevmem ben dalga geçerim. Ben borcumu ödemem. Ben .. ben … “diyen insanların arasına düştüm. Herkes az insan arasında mutlu olduğumu zannederken ben gerçek manada dostluğu bulamamanın sancısını yaşadım ve halen de yaşarım.. Bilgi sunan insanları insanlardan uzak tutan, onları gençlerden uzak tutan, sonra da “biz milliyetçiyiz, biz gerçekten ülkemizi severiz” masalları ile avunan ülke ne kadar kalkınabilir? 

Sevgili dostum,
Beni seveni, ama gerçek manada beni seveni ben her zaman sevmeye gayret ederim. Ama benim boş boş söylenen “Seni seviyorum” laflarına ise karnım tok. Mesela beni sevdiğini söyleyip de, ona güzel fikirler anlattığım arkadaşım benimle alay ederse, buna da şaka derse ben nasıl severim o insanı. Çok parası varken bize yardımcı olmuyorsa ben nasıl severim? Çok istememe rağmen çocuklarını da benim çocuklarım gibi sevmek, onları da çocuklarım gibi aydınlatmak istememe rağmen bundan kaçınan dostuma ben nasıl dost derim? 

Sevgili dostum,
Dostlukları severim ben. Akrabalık gibi zorunluluk yoktur. Yani seversen seversin, sevmezsen uzak kalırsın. Ama akrabayı atmak zor oluyor. Dostluklar ise sadece gönül bağı ile bağlı olduğundan ben severim. Gönüle çok önem veren insan olarak bunu, gönül bağını severim. Ailece dostluklar kurmak da benim hoşuma gider. Çoluk çocuk etkileşim ve fark etmeden insanların birbirine güzellikleri aşılaması ve kaynaşmaları ne müthiş duygudur. Dostluklarını sadece kahvehanelerde yaşayan,  partilerin toplantılarında yaşayanlara işte bu yüzden sempati besleyemem.

Can dostum,
Dostluklar ne kadar candan, içten yaşanırsa, o dostlukların içinde yer alan topluluklarda mutluluk ve gelişim vardır. Sevgi vardır. Sevginin hakiki manada yaşandığı yerlerde zorluklardan asla yılmak yer almaz. Çünkü dostluk duygularının samimiyetinden şeytan da dâhil kötülükler korkar kaçar.

Can dostum,
Sen benim ailemi seven, ben de senin aileni seven insan olarak uzak şehirlerde de olsa birbirimizi ailemizi ziyaret etmemiz beni çok duygulandırıyor. Sana dostlukların her zaman daim olmasını dileğiyle kucak dolusu sevgi ve saygılarımı sunuyorum sana.

Dostluğumuz zamanla sağlamlaşan bir kale olsun dilerim.


704 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ahmet Bilgehan Arıkan ile Röportaj - 30/03/2020
Siz de "Umut Adına Martı Olmak" isterseniz bize tanıtımlarda destek olabilirsiniz.”
Burak Kılıçaslan ile Röportaj - 30/03/2020
İyi yazmak, çok okumaktan geçer. Bellek ne kadar çok dolarsa, o kadar fikir üretir ve kalem erbabının kalemi bir o kadar verimli ve kuvvetli olur.
Erhan Gök İle Röportaj - 06/05/2017
Bence inançlı olan hikâyesine, hayal gücüne güvenen herkes kitap çıkarmıştır. Veya bunun hazırlığındadır.
Ünal Kar İle Röportaj - 06/05/2017
Tokat yakın zamanda kültür ve sanat alanında marka şehir olarak tüm dünyanın hafızasında yer edecektir.
Cemal Kutay Kahraman İle Röportaj - 03/02/2017
"Milli sporcu olmam bana çok şey kattı. Kendime olan güvenimi kazanmamda etkili oldu.”
Reneta Sibel Yolak ile Röportaj - 29/12/2016
Reneta Sibel Yolak ile Röportaj
Mamurjon Akhmatjonov İle Röportaj - 05/12/2016
Özbekistanlı Üniversite Öğrencisi Mamurjon Akhmatjonov:
İşaret Dili Tercümanı Faruk Bilge ile Röportaj - 18/11/2016
İşaret Dili tercümanı Faruk Bilge: "Öğretmenler işaret dilini iyi bilerek üniversitede okula atanmalı"
Erdem Öncül ile Röportaj - 03/11/2016
Erdem Öncül ile Röportaj
 Devamı